| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velleżî atme’u en yaġfira lî ḣatî-etî yevme-ddîn(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da yine O’dur.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 75,76,77,78,79,80,81,82,83. İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve o ki ceza günü ben onun günahımı afivbuyurmasını niyaz ederim |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Ceza gününde kusurlarımı yarlığayacağını umduğum da Odur». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Dîn (hesab) günü hatâlarımı benim için bağışlayacağını umduğum O'dur!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O'dur ki, hesab gününde günahımın bağışlanmasını kendisinden umarım. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Ve O'dur ki, cem gününde benim için kusurumu af ve setretmesini umarım (niyaz ederim.)» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Hesap gününde hatâlarımı bağışlayacağını umduğum da Odur. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "And who, I hope, will forgive me my faults on the day of Judgment. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 82. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...