| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve evhaynâ ilâ mûsâ en esri bi’ibâdî innekum muttebe’ûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Biz Mûsâ’ya: “Kullarımı geceleyin yola çıkar; çünkü Firavun ve ordusu arkadan mutlaka sizi takip edecekler” diye vahyettik. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Musa'ya: Kullarımı geceleyin yola çıkar; çünkü takip edileceksiniz, diye vahyettik. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Biz Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip edileceksiniz" diye vahyettik. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Biz Mûsâ’ya, “Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz” diye vahyettik. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Hem Musâya şu vahyi yerdik: kullarımı gece yürüt çünkü ta'kıb edileceksiniz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Muusâya: «Kullarımı gece yola çıkar. Çünkü ta'kîb edileceksiniz» diye vahyetdik. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Nihâyet Mûsâ'ya: “Kullarımı geceleyin yola çıkar; çünki siz (Fir'avun ordusu tarafından) ta'kib edilecek kimselersiniz!” diye vahyettik. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Mûsa'ya da, (seneler geçtikten sonra): “-İman eden kullarımı gece yola çıkar, çünkü takib edileceksiniz” diye vahy ettik. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve Mûsa'ya vahiy ettik ki kullarım ile beraber geceleyin yürü. Çünkü, siz şüphesiz ki takip edileceklersiniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Ve Musa'ya “Kullarımla gece vakti yola çık,” diye vahyettik. “Çünkü takip edileceksiniz.” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | By inspiration we told Moses: "Travel by night with my servants; for surely ye shall be pursued." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 52. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...