| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | İż kâle lehum eḣûhum lûtun elâ tettekûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Kardeşleri Lût onlara şu öğütte bulundu: “Artık Allah’tan korkup günahlardan sakınmaz mısınız?” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız? |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 161,162,163,164,165,166. Kardeşleri Lut, onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?" |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O vakıt ki kadeşleri Lût onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Hani biraderleri Luut onlara: «(Allahdan) korkmaz mısınız?» demişdi. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: “(Allah'a karşı gelmekten) sakınmıyor musunuz?” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O vakit, kardeşleri Lût kendilerine şöyle demişti: “- Allah'tan korkmaz mısınız? |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | O vakit ki, onlara kardeşleri Lût dedi ki: «Korkmaz mısınız?» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Kardeşleri Lût onlara “Sakınmıyor musunuz?” demişti. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Behold, their brother Lut said to them: "Will ye not fear ((Allah))? |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 161. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...