| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vemâ enâ bitâridi-lmu/minîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Ben mü’minleri yanımdan kovacak da değilim.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ben iman eden kimseleri kovacak değilim. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 112,113,114,115. Nuh: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur; hesabları Rabbime aittir, düşünsenize! Ben inananları kovacak değilim. Ben sadece açıkça uyarıcıyım" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Ben inananları kovacak değilim.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Hem ben iyman edenleri koğmaya me'mur değilim |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Ve ben o mü'minleri (sizin hatırınız için) tardedici de değilim». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Ben mü'minleri (yanımdan) kovucu da değilim.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hem ben müminleri koğucu değilim. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Ve ben mü'minleri tard edici değilim.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Ben mü'minleri kovacak değilim. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "I am not one to drive away those who believe. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 114. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...