| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle limen havlehu elâ testemi’ûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Firavun etrafında bulunanlara: “Bu adamın neler saçmaladığını duyuyorsunuz, değil mi?” dedi. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Firavun) etrafında bulunanlara: İşitiyor musunuz? dedi. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | (Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Etrafındakilere dinlemezmisiniz? dedi |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Fir'avn) etrafında bulunan kimselere dedi ki: «İşitmiyor musunuz»? |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Fir'avun,) etrâfında bulunanlara: “İşitmiyor musunuz?” dedi. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Firavun, etrafında bulunan kimselere: “-Duymuyor musunuz?” (Mûsa'nın verdiği cevab, suale karşılık değildir) dedi. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | (Fir'avun) Etrafında olanlara dedi ki: «İşitiyor musunuz?» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Firavun yanındakilere “İşitiyor musunuz?” dedi. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | (Pharaoh) said to those around: "Did ye not listen (to what he says)?" |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 25. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...