| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve-innâ lecemî’un hâżirûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Ama biz de tedbirli, hazırlıklı büyük bir topluluğuz.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | «Biz ise, elbette uyanık (ve yekvücut) bir cemaatız.» (diyor ve dedirtiyordu). |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 53,54,55,56. Bu arada Firavun şehirlere, "Doğrusu bunlar bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; hepimiz tedbirli olmalıyız" diyen münadiler gönderdi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Biz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu.) |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Biz ise uyanık ihtiyatlı bir cem'ıyyet bulunuyoruz. diyordu |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Biz ise elbet uyanık bir cemâatiz». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Doğrusu biz ise, elbette uyanık bir cemâatiz” (dedi). |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Biz ise ihtiyatlı (silâh kuşanmış) bir topluluğuz.” (dedi). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Ve şüphe yok ki, bizler elbette pek uyanık bir cemiyetiz.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Biz ise zinde bir topluluğuz.” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "But we are a multitude amply fore-warned." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 56. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...