| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vekunûzin vemekâmin kerîm(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Onca hazinelerden, servetlerden, kendilerince çok değerli o yüksek makam ve mevkilerden de… |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 57, 58. Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 57,58,59. Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Hazinelerden, ve dilrubâ makamlardan çıkardık |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | 57,58. Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 57,58. Böylelikle (İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazînelerden ve güzel yerlerden çıkardık. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hazinelerden ve şerefli makamlardan... |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Hazinelerinden ve şerefli mevkilerinden. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Treasures, and every kind of honourable position; |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 58. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...