| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Fettekû(A)llâhe veatî’ûn(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “O halde Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 177,178,179,180,181,182,183,184. Şuayb onlara: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Artık, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Gelin Allahdan korkun ve bana itaat edin |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Artık, Allah'dan sakının ve bana itâat edin!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Artık Allah'dan korkun ve bana itaat edin. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Allah'tan korkun ve bana itaat edin. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "So fear Allah and obey me. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Şuarâ Sûresi 179. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...