Tâ-Hâ Sûresi(20) 97. Ayet


97 / 135


# Meal Ayet
Arapça قَالَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًاۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا
Türkçe Okunuşu * Kâle feżheb fe-inne leke fî-lhayâti en tekûle lâ misâs(e)(s) ve-inne leke mev’iden len tuḣlefeh(u)(s) venzur ilâ ilâhike-lleżî zalte ‘aleyhi ‘âkifâ(en)(s) lenuharrikannehu śümme lenensifennehu fî-lyemmi nesfâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Mûsâ: “Defol, git!” dedi, “Artık hayatın boyunca: «Bana dokunmayın!» diyerek insanlardan uzak duracak, yalnız yaşamaya mahkûm olacaksın! Ayrıca senin için bir ceza daha var ki, ondan asla kaçıp kurtulamayacaksın. Şimdi tapınıp durduğun şu tanrına bak! Yemin olsun ki, biz onu ateşte yakacağız; sonra da küllerini denize savuracağız!”
2. Diyanet Vakfı Meali Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: «Bana dokunmayın!» diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun tanrına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız!  
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Musa: "Defol! Doğrusu artık hayatta, "Bana dokunmayın!" demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Mûsâ, “Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) “Bana dokunmak yok!” diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilâhına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali (Musa ona şöyle) dedi: "Haydi çekil git. Artık senin için hayat boyunca, 'benimle temas yok' diye söylemen var (bir vahşi gibi yapayalnız yaşamağa mahkum olacaksın). Hem senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Bir de ibadet edip durduğun ilâhına bak; elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edip muhakkak onu denize savuracağız."
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Haydi, dedi, defol, çünkü sana hayatta şöyle demek var, temas yok, hem sana bir vaîd var ki ona aslâ hulfedilmiyeceksin, o başını bekleyip durduğun ilâhına da bak, her halde biz onu yakacağız da yakacağız, sonra da kül edip onu muhakkak deryaya dökeceğiz
7. Hasan Basri Çantay Meali (Musa) dedi: «Haydi (defol) git. Çünkü senin hayaatın boyunca (nasıybin, benimle) temas etmeyin demendir. Sana, senin için şübhesiz asla vaz geçilemeyecek bir ceza günü dahi vardır. Üstüne düşüb tapdığın tanrına bak, biz onu (cayır cayır) yakacağız, sonra onu parça parça edib denize atacağız».
8. Hayrat Neşriyat Meali (Mûsâ:) “(Haydi) git! Artık muhakkak ki sana, (cezâ olarak) hayat boyunca, '(Aman, birbirimize) dokunmak yok!' diyecek olman vardır! Ve elbette sana va'd edilen bir (cezâ) yer(i olan Cehennem) de var ki, ondan (o tehdidden) aslâ döndürülmeyeceksin! Şimdi, ona tapan bir kimse olup durduğun ilâhına bak; elbette (biz) onu cayır cayır yakacağız; sonra da onu kül edip muhakkak denize savuracağız” dedi.
9. Ali Fikri Yavuz Meali (Hz. Mûsa ona şöyle) dedi: “- Haydi çekil git. Çünkü senin için hayat boyunca; benimle temas yok” diye söylemen ve (yalnız başına vahşice yaşamaya mahkûm kalacaksın). Hem sana (Kıyamet günü) bir ceza var ki, asla ondan kurtarılamıyacaksın. Bir de ibadet edip durduğun ilâh'ına bak, elbette biz onu yakacağız, sonra da kül edib muhakkak onu denize savuracağız.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali (Hazreti Mûsa da) dedi ki: «Çık git. Çünkü artık sana hayatta (bulundukça mukadder olan) dokunma yok demektir. Ve muhakkak ki, senin için bir va'de mahalli de vardır ki, ondan asla ayrılmayacaksın. Ve kendisine tapınıp durduğun tanrına da bak. Biz onu elbette ki yakacağız, sonra da onu denizde parça parça edip savuracağız.»
11. Ümit Şimşek Meali Musa “Def ol!” dedi. “Artık hayatın boyunca 'Bana dokunmayın' deyip duracaksın. Ayrıca sana vaad edilen bir azap var ki, ondan asla kurtulamayacaksın. Şimdi tapmakta olduğun tanrına bak: Onu yakacağız, sonra da ufalayıp denize savuracağız.”
12. Yusuf Ali (English) Meali (Moses) said: "Get thee gone! but thy (punishment) in this life will be that thou wilt say, ´touch me not´; and moreover (for a future penalty) thou hast a promise that will not fail: Now look at thy god, of whom thou hast become a devoted worshipper: We will certainly (melt) it in a blazing fire and scatter it broadcast in the sea!"
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Tâ-Hâ Sûresi 97. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-58-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 58. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 58. Ayetinin Arapçası:وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ Şuarâ Suresi 58. Ayetinin Meali (Anlamı):Onca hazinelerden, servetlerden, kendilerince ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-57-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 57. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 57. Ayetinin Arapçası:فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ Şuarâ Suresi 57. Ayetinin Meali (Anlamı):Böylece biz onları, İsrâiloğull ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-56-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 56. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 56. Ayetinin Arapçası:وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ Şuarâ Suresi 56. Ayetinin Meali (Anlamı):“Ama biz de tedbirli, hazırlıklı büyük bir ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-55-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 55. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 55. Ayetinin Arapçası:وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ Şuarâ Suresi 55. Ayetinin Meali (Anlamı):“Fakat boylarına poslarına bakmadan bizi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-54-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 54. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 54. Ayetinin Arapçası:اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ Şuarâ Suresi 54. Ayetinin Meali (Anlamı):Halkı kışkırtmak için de şöyle ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-53-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 53. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 53. Ayetinin Arapçası:فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ Şuarâ Suresi 53. Ayetinin Meali (Anlamı):Bu arada Firavun asker ...