| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَص۪يرًا | |
| Türkçe Okunuşu * | İnneke kunte binâ basîrâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Sen, zâten bizi her halimizle çok iyi görmekte ve bilmektesin.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Şüphesiz sen bizi görmektesin. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 25,26,27,28,29,30,31,32,33,34,35. Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Şüphe yok ki sen bizi görüp duruyorsun |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Şübhe yok ki Sen bizi hakkıyle görensin». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Muhakkak ki sen, bizi hakkıyla görensin.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Şüphe yok ki, sen bizi görüp duruyorsun.” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Şüphe yok ki, Sen bizi bihakkın görücüsün.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Hiç kuşkusuz Sen bizi görüyorsun.” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "For Thou art He that (ever) regardeth us." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 35. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...