| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ رَبُّنَا الَّذ۪ٓي اَعْطٰى كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدٰى | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle rabbunâ-lleżî a’tâ kulle şey-in ḣalkahu śümme hedâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Mûsâ: “Rabbimiz, her şeye yaratılışındaki temel özellikleri veren, sonra onu yaratılış gâyesine uygun biçimde yola koyan Allah’tır” diye cevap verdi. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | O da: Bizim Rabbimiz, her şeye hılkatini (varlık ve özelliğini) veren, sonra da doğru yolu gösterendir, dedi. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Musa: "Rabbimiz, her şeye ayrı bir özellik veren, sonra doğru yola eriştirendir" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir” dedi. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Musa: "Bizim Rabbimiz her şeye şeklini veren, sonra da yolunu gösterendir." dedi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bizim dedi: rabbımız her şey'e hılkatini veren sonra da yolunu gösterendir |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O da: «Bizim Rabbimiz her şey'e hilkatini veren, sonra da doğru yolunu gösterendir» dedi. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (O da:) “Bizim Rabbimiz, herşeye yaratılışını (husûsiyetleriyle) veren, sonra da(onu muhtaç olduğu şeylerin yoluna) sevk edendir” dedi. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Musa; “Bizim Rabbimiz, her şeye suret ve şeklini veren, sonra da yolunu gösterendir.” dedi. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | (Hazreti Mûsa) Dedi ki: «Rabbimiz o zâttır ki, her şeye hilkatini vermiş, sonra da doğru yolu göstermiştir.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Musa “Rabbimiz, herşeyi yerli yerince yaratan, sonra da yol gösterendir” dedi. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He said: "Our Lord is He Who gave to each (created) thing its form and nature, and further, gave (it) guidance." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 50. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...