| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى | |
| Türkçe Okunuşu * | Feulkiye-sseharatu succeden kâlû âmennâ birabbi hârûne vemûsâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; “Hârûn ile Mûsâ’nın Rabbine iman ettik” dediler. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; «Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik» dediler. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | (Mûsâ’nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, “Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine inandık” dediler. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, "Musa ile Harun'un Rabbine iman ettik" dediler. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Binnetice bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, Harun ile Musânın rabbına iyman ettik dediler |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Neticede sihirbazlar secdeye kapandı, «Harun ile Musânın Rabbine îman etdik» dediler. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Mûsâ'nın asâsı bir ejderha olup, bütün ip ve değnekleri yutunca) sihirbazlar hemen secde eden kimseler olarak, yere kapandılar: “(Biz) Hârûn'un ve Mûsâ'nın Rabbine îmân ettik!” dediler. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar; “- Hârun ile Mûsa'nın Rabbine iman ettik.” dediler. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Nihâyet sahirler, secde eder oldukları halde (yerlere) atıldılar. «Harun ile Mûsa'nın Rabbine imân ettik,» dediler. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Büyücüler secdeye kapandılar. “Harun ile Musa'nın Rabbine inandık” dediler. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | So the magicians were thrown down to prostration: they said, "We believe in the Lord of Aaron and Moses". |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 70. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...