| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُولٰى | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle ḣużhâ velâ teḣaf(s) senu’îduhâ sîratehâ-l-ûlâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah şöyle buyurdu: “Tut onu! Korkma! Biz onu tekrar eski hâline çevireceğiz.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 21,22,23. Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Allah, şöyle dedi: “Tut onu. Korkma! Biz, onu yine eski durumuna döndüreceğiz.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Allah buyurdu ki: "Tut onu, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz" |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Tut onu, buyurdu: ve korkma biz onu evvelki sîretine iade edeceğiz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Buyurdu: «Tut onu, korkma. Biz onu yine evvelki şekline çevireceğiz». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Allah) buyurdu ki: “Onu al ve (bizim huzûrumuzda hiçbir şeyden) korkma! (Biz)onu yine evvelki hâline döndüreceğiz.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Allah buyurdu ki: Tut onu, korkma. Biz onu evvelki haline çevireceğiz. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Buyurdu ki: «Onu tut ve korkma. Biz onu evvelki suretine iade ederiz.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Allah “Onu al, korkma,” buyurdu. “Biz onu tekrar eski haline getireceğiz. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | ((Allah)) said, "Seize it, and fear not: We shall return it at once to its former condition".. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 21. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede buyrulur: AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MUCİZESİ Kamer Suresi 1-2. Ayetler Arapça: اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ وَاِنْ يَ ...
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...