| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاِنّ۪ي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve-innî leġaffârun limen tâbe veâmene ve’amile sâlihan śümme-htedâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Şu da muhakkak ki ben, günahlarından tevbe ile vazgeçen, iman edip sâlih ameller işleyen, bundan böyle de doğru yol üzere hareket eden kimseyi elbette bağışlarım. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bununla beraber şübhe yok ki ben, tevbe eden ve iyman edip salih amel yapan, sonra da doğru giden kimse için gaffarım |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Bununla beraber) şübhesiz ki ben tevbe ve îman edenleri, iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanları, sonra da doğru yolda (ölünceye kadar) sebat edenleri elbette çok yarlığayıcıyım. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Şübhesiz ki ben, tevbe eden ve îmân edip sâlih amel işleyen, sonra da hidâyette(sebât edip, sabırlı) olan kimseye karşı elbette çok mağfiret ediciyim. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için Gaffar'ım (çok bağışlayıcıyım). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve şüphe yok ki, Ben tevbe eden ve imân eyleyen ve sâlih amelde bulunan, sonra da doğru yolda sebat gösteren kimse için çok yarlığayıcıyım. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Bununla beraber, tevbe ederek iman eden, güzel işler yapan ve doğru yola yönelen kimse için de Ben çok bağışlayıcıyımdır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "But, without doubt, I am (also) He that forgives again and again, to those who repent, believe, and do right, who,- in fine, are ready to receive true guidance." |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 82. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...