| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vadmum yedeke ilâ cenâhike taḣruc beydâe min ġayri sû-in âyeten uḣrâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Şimdi de elini koynuna sok; bir başka mûcize olarak o, kusursuz ve lekesiz bir biçimde bembeyaz çıkıversin!” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 21,22,23. Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Bir de diğer bir mucize olmak üzere elini koynuna koy ki, kusursuz olarak bembeyaz çıksın." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bir de elini koynuna sok, çıksın bembeyaz bir afetsiz diğer bir âyet olarak |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Bir de elini koynuna sok da, diğer bir mu'cize olmak üzere, o, ayıbsız ve bembeyaz bir halde çıkıversin». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Ve elini yanına (koltuğunun altına) sok! Başka bir mu'cize olmak üzere, kusursuz bembeyaz (parlayan ve nûr saçan bir el) olarak çıksın!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Bir de, diğer bir mucize olmak üzere elini koynuna koy ki, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Ve elini koltuğunun altına sok, başka bir mucize olarak ayıpsız bir halde bembeyaz olarak çıkıversin.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Şimdi elini koynuna sok; bir başka mucize olarak, o da hiç kusursuz, bembeyaz parlar halde çıksın. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "Now draw thy hand close to thy side: It shall come forth white (and shining), without harm (or stain),- as another Sign,- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Tâ-Hâ Sûresi 22. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Hazırlayan: Mücellit Mahmut Sami ÖZCAN Yıllarını bu kıymetli mesleğe adamış biri olarak, elimden geçen o yıpranmış sayfalara bakarken hissettiğim hü ...
Muhammed Sûresi’nin 24. âyeti, Kur’an’ı okuyup düşünmenin önemine dikkat çekiyor: KALPLERİN KİLİTLERİNİ AÇAN KUR’AN Muhammed Suresi 24. Ayet Arapça: ...
Muhammed Sûresi 19. âyet, tevhid ve istiğfârın önemine dikkat çekiyor: MUHAMMED SÛRESİ 19. ÂYETİN MESAJI Muhammed Suresi 19. Ayet Arapça: فَاعْلَم ...
İnşirâh sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. Birinci âyetinde Resûlullah (s.a.s.)’in sadrının açılıp genişletilmesinden bahsedilmesi sebebiyle ا ...
İnşirâh sûresi, Mekke döneminde inmiştir. 8 âyettir. İnşirah, açılmak, genişlemek demektir. İNŞİRÂH SÛRESİ NEDEN NÂZİL OLMUŞTUR? Duhâ gibi İnşirâh s ...
Duhâ sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 11 âyettir. İsmini birinci âyette geçen ve güneşin ışığının iyice ortaya çıktığı “kuşluk vakti” mânasına gelen اَ ...