| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | İnnekum leżâ-ikû-l’ażâbi-l-elîm(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hiç şüphesiz siz o can yakıcı azabı tadacaksınız. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Elbette siz o acı azabı tadacaksınız. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Elbette siz o elîm azâbı tadacaksınız |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Elbette siz o acıklı azâbı tadıcısınız. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Muhakkak ki siz, o elemli azâbı gerçekten tadıcılarsınız. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Elbette siz (ey Mekke halkı, tekzib etmekle) o acıklı azabı tadacaksınız. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Şüphe yok ki, siz elbette o pek acıkllı azabı tadıcılarsınız. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O acı azabı mutlaka tadacaksınız. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Ye shall indeed taste of the Grievous Penalty;- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Sâffât Sûresi 38. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...