| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِذْ قَالَ لِقَوْمِه۪ٓ اَلَا تَتَّقُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | İż kâle likavmihi elâ tettekûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O zaman kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 124, 125, 126. (İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız? Yaratanların en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 124,125,126. Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hani kavmine şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | 124,125,126. Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Zira kavmine demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız? |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O vakit kavmine (şöyle) demişdi: «Siz (Allahdan) korkmaz mısınız»? |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | O vakit kavmine demişti ki: “(Siz Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O vakit kavmine şöyle demişti: “- Siz Allah'dan korkmaz mısınız? |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | O vakit, kavmine demişti ki: «Siz korkmaz mısınız?» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O da kavmine demişti ki: “Hiç sakınmıyor musunuz? |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Behold, he said to his people, "Will ye not fear ((Allah))? |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Sâffât Sûresi 124. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...