| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Subhâne rabbike rabbi-l’izzeti ‘ammâ yasifûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Bütün izzet ve şerefin sahibi olan Rabbin, onların yakıştırdıkları bütün noksanlıklardan pak ve uzaktır! |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Senin Rabbin; kudret ve şeref sahibi olan Rab, onların nitelendirdiği şeylerden uzaktır, yücedir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Tesbiyh o ızzetin sahibi rabbına onların vasıflarından |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Galebe saahibi Rabbin onların isnâd etmekde oldukları vasıflardan yücedir, münezzehdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | İzzet sâhibi Rabbin, (onların) vasıflamakta oldukları şeylerden pek münezzehtir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | İzzet sahibi Rabbin, onların (uygunsuz) vasıflamalarından münezzehdir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Rabbin, o izzet sahibi, onların tavsif ettiklerinden münezzehtir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Glory to thy Lord, the Lord of Honour and Power! (He is free) from what they ascribe (to Him)! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Sâffât Sûresi 180. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...