| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve beşşernâhu bi-ishâka nebiyyen mine-ssâlihîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Biz ona, sâlihlere dâhil bir peygamber olacak bir başka evlâdı, İshâk’ı müjdeledik. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 112, 113. Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na (İbrahim'e) İshak'ı müjdeledik. Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Biz onu salihlerden bir peygamber olarak İshak ile de müjdeledik. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bir de onu salihînden bir Peygamber olmak üzere İshak ile müjdeledik |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Ona saalihlerden bir peygamber olmak üzere de İshakı müjdeledik. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Bir de onu sâlihlerden bir peygamber olarak İshâk ile müjdeledik. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Bir de ona salihlerden bir peygamber olmak üzere İshâk'ı müjdeledik. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve O'nu sâlihlerden bir peygamber olmak üzere İshak ile de müjdeledik. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Onu, salihlerden bir peygamber olarak İshak ile müjdeledik. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And We gave him the good news of Isaac - a prophet,- one of the Righteous. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Sâffât Sûresi 112. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...