| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ اَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْغ۪يكُمْ اِلٰهًا وَهُوَ فَضَّلَكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle eġayra(A)llâhi ebġîkum ilâhen vehuve faddalekum ‘alâ-l’âlemîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Mûsâ şöyle devam etti: “Allah sizi, ihsân buyurduğu iman ve din sayesinde diğer bütün milletlere üstün kılmış iken, ben size O’ndan başka bir ilâh mı arayayım!” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Musa dedi ki: Allah sizi âlemlere üstün kılmışken ben size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım? |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | "Sizi alemlere üstün kılmış olan Allah'tan başka bir tanrı mı arayacağım?" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Sizi âlemlere üstün kılmış iken, Allah’tan başka ilâh mı araştırayım size?” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Sizi âlemlere üstün kılan Allah olduğu halde, ben size O'ndan başka ilâh mı arayayım! dedi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Hiç, dedi, Ben size Allahdan başka bir ilâhmı isterim? O, sizi âlemlerin üstüne geçirdi |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Dedi: «Tanrı olarak Allahdan başkasını mı arayacakmışım size? Halbuki O, sizi âlemlerin üstüne geçirmişdir». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “O sizi âlemlere üstün kılmış iken, size Allah'dan başka ilâh mı arayacağım?” dedi. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hiç dedi: ben size Allah'dan başka bir İlâh mı isterim? Halbuki o, sizi zamanınızın bütün halkı üzerine üstün kılmıştır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Dedi ki: «Sizin için Allah Teâlâ'dan başka bir mabut mu taleb ederim? Halbuki o sizi âlemlerin üzerine tafdil etmiştir.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Dedi ki: “O sizi başka milletlere üstün kılmışken, ben size Allah'tan başka tanrı mı arayacakmışım?” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He said: "Shall I seek for you a god other than the (true) Allah, when it is Allah Who hath endowed you with gifts above the nations?" |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. A'râf Sûresi 140. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...
Ayet-i kerimede buyrulur: GÖĞÜN KUSURSUZ YARATILIŞI Kâf Suresi 6. Ayet Arapça: اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاه ...