| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velekad ḣaleknâ-l-insâne min salsâlin min hame-in mesnûn(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Gerçekten biz insanı pişmemiş kuru çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Filhakika biz insanı bir «salsâl» den, mesnun bir balçıktan yarattık |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan yaratdık. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Şübhesiz insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Andolsun ki, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Muhakkak ki, Biz insanı kuru bir çamurdan, tegayyür etmiş bir balçıktan yarattık. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Biz insanı biçimlenip kupkuru hal almış bir balçıktan yarattık. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | We created man from sounding clay, from mud moulded into shape; |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Hicr Sûresi 26. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...