| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Uffin lekum velimâ ta’budûne min dûni(A)llâh(i)(s) efelâ ta’kilûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Yuh olsun size de, Allah’tan başka o taptıklarınıza da! Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Size de, Allah'ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylere de yuh olsun! Siz akıllanmaz mısınız? |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 66,67. İbrahim: "O halde, Allah'ı bırakıp da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara ne diye taparsınız? Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun! Akletmiyor musunuz?" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Yazıklar olsun, size de; Allah’ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun, siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?" |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Yuf size ve Allahdan başka taptıklarınıza! hâlâ akıllanmıyacak mısınız? |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «Yuf size ve Allâhı bırakıb tapmakda olduklarınıza! Akıllanmayacak mısınız siz»? |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “Size de, Allah'dan başka tapmakta olduğunuz şeylere de yuh olsun! Hiç akıl erdirmez misiniz?” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Yuh size ve Allah'dan başka taptıklarınıza! Hâlâ akıllanmıyacak mısınız?” dedi. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «Yuf size! Ve Allah'tan başka tapar olduğunuza! Siz hiç âkılâne düşünmeyecek misiniz?» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Yuh olsun size de, Allah'tan başka taptıklarınıza da! Hâlâ akıllanmıyor musunuz?” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "Fie upon you, and upon the things that ye worship besides Allah. Have ye no sense?".. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Enbiyâ Sûresi 67. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...