| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Śumme be’aśnâkum min ba’di mevtikum le’allekum teşkurûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Sonra ölümünüzün ardından belki şükredersiniz diye sizi tekrar diriltmiştik. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Ölümünüzden sonra, şükredesiniz diye sizi tekrar diriltmiştik. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | sonra sizi şükredesiniz diye ba's badelmevte mazhar ettik |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Sonra ölümünüzün arkasından sizi yine diriltmişdik. Gerekdi ki şükredesiniz. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Sonra şükredesiniz diye, ölümünüzün ardından sizi dirilttik. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Sonra, şükredesiniz diye, vefatınızdan (bir gün) sonra (kudretimizi anlıyasınız diye) sizi diriltmiştik. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Sonra sizi ölümünüzü müteakip diriltmiştik, tâ ki şükredesiniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Sonra da, ölümünüzün ardından, şükredin diye sizi tekrar diriltmiştik. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Then We raised you up after your death: Ye had the chance to be grateful. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Bakara Sûresi 56. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...
Ayet-i kerimede buyrulur: GÖĞÜN KUSURSUZ YARATILIŞI Kâf Suresi 6. Ayet Arapça: اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاه ...