| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُوا الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velâ telbisu-lhakka bilbâtili vetektumu-lhakka veentum ta’lemûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hakkı bâtılla örtbas etmeğe kalkışmayın ve bile bile gerçeği gizlemeyin. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Hakkı batılla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Hakk'ı batıla karıştırıp da, bile bile hakkı gizlemeyin. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | hakkı batılla bulamayıp da bile bile hakkı gizlemeyin |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Kendiniz bilib dururken Hakkı baatıla karıştırıb da gerçeği gizlemeyin. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Hem siz (doğru olanı) bile bile hakkı bâtıl ile karıştırmayın ve hakkı gizlemeyin! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hakkı bâtıla karıştırıp da bile bile gizlemeyin (Peygamber A.S.V'ın vasfını Tevrat'da bulmadık diye hakkı örtmeyin). |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve hakkı bâtıl ile örtüp karıştırmayın. Ve hakkı saklamayın. Halbuki siz bilirsiniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Hakkı bâtıl ile karıştırmayın; bile bile hakkı gizlemeyin. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And cover not Truth with falsehood, nor conceal the Truth when ye know (what it is). |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Bakara Sûresi 42. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...
Ayet-i kerimede buyrulur: GÖĞÜN KUSURSUZ YARATILIŞI Kâf Suresi 6. Ayet Arapça: اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاه ...