| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vefî-ssemâ-i rizkukum vemâ tû’adûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Gökte de hem rızkınız vardır, hem de size va‘dedilen cennetler. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Semada da rızkınız ve size vâdedilen başka şeyler vardır. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da göktedir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Semada da rızkınız ve o va'dolunduğunuz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Rızkınız ve size va'd olunagelen şeyleri gök (ler) dedir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Gökte de, rızkınız ve va'd edilmekte olduğunuz (Cennetler) vardır. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Semada ise, (yağmur) rızkınız ve va'd olunduğunuz cennet vardır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve gökte de rızkınız ve vaadolunur olduğunuz şey (vardır). |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Gökte ise hem sizin rızkınız, hem de size vaad olunan şey vardır. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And in heaven is your Sustenance, as (also) that which ye are promised. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Zâriyât Sûresi 22. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE DOSTLUKLARIN DURUMU VE KIYAMET GÜNÜ HESAP GERÇEĞİ Duhan Suresi 41-42. Ayetler Arapça: يَوْمَ لَا يُغْن۪ي ...