| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Felevlâ in kuntum ġayra medînîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Eğer siz yeniden diriltilip hesâba çekilmeyecek, ceza görmeyecekseniz; |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz, |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 86,87. Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize! |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Eğer cezalandırılmayacak iseniz, |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Evet haydiseniz'â dîne boyun eğmiyecek, ceza çekmiyecekseniz, |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | İşte madem ki (tekrar dirilerek) ceza görmeyecekmişsiniz, |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 86,87. O hâlde, (mâdem ki siz) cezâlandırılmayacak kimseler idi iseniz, (hem iddiânızda) doğru kimseler iseniz, onu (o canı) geri çevirsenize! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Haydi (bakalım), eğer hesaba çekilmiyecekseniz, |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | O halde haydi, eğer siz ceza görmeyecekler oldunuz iseniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Madem hesaba çekilmeyeceksiniz: |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Then why do ye not,- If you are exempt from (future) account,- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Vâkıa Sûresi 86. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...