| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Leâkilûne min şecerin min zakkûm(in) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O zakkûm ağacının meyvesinden mutlaka yiyeceksiniz. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Doğrusu bir zakkum ağacından yiyeceksiniz. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Lâbüd yersiniz de bir ağaçtan, zakkumdan |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Muhakkak ki zakkum ağacından yiyecek (kimse) (ersiniz, |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 51,52. Sonra muhakkak ki siz, ey dalâlet içinde olanlar, yalanlayıcılar! (Siz) şübhesiz bir ağaçtan, zakkumdan yiyecek olan kimselersiniz! |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Elbette (cehennemde) zakkum ağacından yiyeceksiniz; |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Elbette ki, zakkumdan olan bir ağaçtan yiyecek kimselersiniz. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O zakkum ağacından yiyeceksiniz. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "Ye will surely taste of the Tree of Zaqqum. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Vâkıa Sûresi 52. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE DOSTLUKLARIN DURUMU VE KIYAMET GÜNÜ HESAP GERÇEĞİ Duhan Suresi 41-42. Ayetler Arapça: يَوْمَ لَا يُغْن۪ي ...