| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | ‘Allemehu şedîdu-lkuvâ | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Ona bu sözleri olağanüstü güçlü, muazzam kuvvetlerin sahibi Cebrâil öğretti. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | 5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 5,6,7. Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ta'lim etti ona kuvveleri şiddetli |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Onu müdhiş kuvvetlere mâlik olan öğretdi. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | 5,6. Kendisine (o vahyi), kuvveleri şiddetli, mükemmel bir akla sâhib olan (Cebrâîl)öğretti. Bunun üzerine (göğe) doğruldu. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O'na, kuvvetleri pek çok olan (Cebrâil) öğretti. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Onu kuvvetleri pek şiddetli olan öğretmiştir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Kendisine onu muazzam kuvvetlerin sahibi öğretti. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He was taught by one Mighty in Power, |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Necm Sûresi 5. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...