| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَتَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ۟ | |
| Türkçe Okunuşu * | ‘Âlimi-lġaybi ve-şşehâdeti fete’âlâ ‘ammâ yuşrikûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O, duyuların kapsama alanına girmeyeni de gireni de bilir. Şu halde Allah, onların koştukları ortaklardan çok uzak ve yücedir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Allah, gaybı da şehâdeti de bilendir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | O, görülmeyeni de, görüleni de bilir. Koştukları ortaklardan yücedir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Allah, gaybı da, açık olanı da bilir. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden çok yüce ve münezzehtir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O gayb-ü şehadetin âlimi, binaenaleyh onların koştukları çok yüksek |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Öyle Allah ki) gizliyi de, aşikârı da bilendir O. İşte O, (kâfirlerin kendisine) katdıkları eşlerden (münezzehdir), çok yücedir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Görünmeyeni ve görüneni hakkıyla bilendir; şirk koştukları şeylerden pek yücedir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Allah, gaybın ve hazırın âlimidir; O, müşriklerin koştukları şirklerden çok yücedir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Gaib olanı da, âşikâre bulunanı da bilendir. İşte onların şerik koştuklarından müteâlidir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O, görünen ve görünmeyen âlemleri bilir; onların ortak koştuğu şeylerden de yücedir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He knows what is hidden and what is open: too high is He for the partners they attribute to Him! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'minûn Sûresi 92. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Zilzâl sûresi Medine’de nâzil olmuştur. Ancak üslûp bakımından Mekkî sûrelere benzer. Zira bu sûrede de, diğer Mekkî sûreler gibi, kıyâmet günü meydan ...
Rahmân Sûresi 77-78. ayetlerde ilâhî kudret ve sayısız nimetler şöyle hatırlatılır: ALLAH’IN NİMETLERİNDEN HANGİSİNİ İNKÂR EDEBİLİRSİNİZ? Rahman Sur ...
İnsan için vaad olunan dünya ve âhiret saâdeti, ancak Kur’ân’a râm olabilmek mukâbilindedir. CANLI BİR KUR'ÂN OLABİLMEK: İLÂHÎ HİKMET VE SAÂDETİN SIR ...
Rahmân Sûresi 46. âyette şöyle buyrulur: İKİ CENNET SAHİPLERİ Rahman Suresi 46. Ayet Arapça: وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ Rahman S ...
Hadîd sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in elli yedinci sûresidir. Medine’de nazil olmuştur. 29 ayettir. Adını 25. âyette geçen ve “demir” anlamına gelen hadîd k ...
İnsanı en mükemmel bir sûrette halketmiş bulunan Cenâb-ı Hak, onu akıl, idrâk ve iz’an gibi müstesnâ meziyetlerle donatmıştır. KUR’ÂN-I KERÎM’E MUHAT ...