| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ اخْسَؤُ۫ا ف۪يهَا وَلَا تُكَلِّمُونِ | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle-ḣseû fîhâ velâ tukellimûn(i) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah da şöyle buyuracak: “O ateş içerisinde aşağılık bir şekilde kalın ve sesinizi kesin. Bana bir tek kelime bile olsun söylemeyin!” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana karşı konuşmayın artık! |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 108,109,110,111. Allah: "Sinin orada! Benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk: "Rabbimiz! inandık, artık bizi bağışla, bize acı. Sen acıyanların en iyisisin" diyordu. Siz ise, onları alaya alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Allah, ”Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!” der. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | (Allah) buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana konuşmayın artık. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Buyurur ki sinin orada, söylemeyin bana |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (Şöyle) buyurdu (buyuracak): «Yıkılıb gidin içerisine! Bana (bir şey) söylemeyin». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Allah onlara) buyurur ki: “(Yıkılıp gidin!) Kesin orada sesinizi! Bana konuşmayın!” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Allah onlara şöyle) buyurur: “- Ses çıkarmayın, sinin orada! Bana bir şey söylemeyin (ateşden çıkmayı benden istemeyin).” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Buyuracaktır ki: «Zelilâne sükut edip durun orada, Bana bir şey söylemeyin.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Allah “Kesin sesinizi!” buyurur. “Bir daha da Bana birşey söylemeyin. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He will say: "Be ye driven into it (with ignominy)! And speak ye not to Me! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'minûn Sûresi 108. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...