| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌۨ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِن۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | İn huve illâ raculun(i)fterâ ‘ala(A)llâhi keżiben vemâ nahnu lehu bimu/minîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | “Bu adam, uydurduğu yalanları Allah’a yakıştıran bir yalancıdan başka bir şey değil! Bu yüzden biz ona kesinlikle inanmayız.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | «O, Allah hakkında yalnızca yalan uyduran bir adamdır; biz ona inanmıyoruz.» |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | "Bu, sadece Allah'a karşı yalan uyduranın biridir. Biz ona inanmayız." |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | “Bu, Allah’a karşı yalan uyduran bir kimseden başkası değildir. Biz ona inanmayız.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | "Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | O ancak öyle bir adam ki bir yalanı Allaha iftira etti, biz ona inanacak değiliz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | «O, Allaha karşı yalan düzen bir adamdan başkası değildir. Biz onu tasdıyk ediciler değiliz». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | “O, sâdece Allah'a karşı yalan uyduran bir adamdır. Biz ona inanan kimseler de değiliz.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | O (size peygamber olduğunu söyliyen), ancak Allah'a karşı yalan uyduran bir adamdır. Biz ona inanacak değiliz.” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | «O başka değil, ancak bir erkektir ki, Allah'a karşı yalan yere iftirada bulunmuştur ve biz ona inananlar değiliz.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Bu ise Allah adına yalan uyduran bir adamdır; biz ona inanmayız.” |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | "He is only a man who invents a lie against Allah, but we are not the ones to believe in him!" |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'minûn Sûresi 38. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...