| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velleżîne hum birabbihim lâ yuşrikûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Onlar, Rablerine hiçbir şeyi ortak koşmazlar. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Rablerine ortak tanımayanlar; |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | 57,58,59,60,61. Rablerinden korkarak titreyenler, Rablerinin ayetlerine inananlar, Rablerine eş koşmayanlar, Rablerine dönecekleri için kalbleri ürpererek vermeleri gerekeni verenler, işte onlar iyi işlerde yarış ederler, o uğurda ileri geçerler. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Rablerine ortak koşmayanlar, |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Rablerine ortak tanımayanlar, |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve rablarına hiç şirk koşmıyanlar |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | 57,58,59,60,61. Hakıykaten Rablerini büyük tanıyıb (Onun korkusuyle) rikkate gelenler, Rablerinin âyetlerine îman etmekde sebat gösterenler, Rablerine eş tutmaz olanlar, Rablerinin huzuruna döneceklerinden yürekleri kork (u ile çarp) arak vergilerini verenler (yok mu?) İşte bunlardır ki hayırlarda sür'at yarışı yaparlar ve bunlar onun için tâ önde gidenlerdir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Yine o kimseler ki, onlar Rablerine ortak koşmazlar. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Rablerine hiç ortak koşmıyanlar. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve o kimseler ki, onlar Rablerine şerik ittihaz etmezler. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Ve Rablerine asla ortak koşmazlar. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Those who join not (in worship) partners with their Lord; |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'minûn Sûresi 59. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...