| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَهُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vehuve-lleżî żeraekum fî-l-ardi ve-ileyhi tuhşerûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Sizi yaratıp yeryüzünde yayan da O’dur. Nihâyet yine O’nun huzurunda toplanacaksınız. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Ve O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sırf O'nun huzurunda toplanacaksınız. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | O, sizi yeryüzünde yaratıp türetendir. Sadece O’nun huzurunda toplanacaksınız. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ve sizi yeryüzünde yaratıp türeden O'dur. Sırf O'nun huzuruna toplanacaksınız. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve sizi Arzda yaratıp yayan o, hep ona haşrolunacaksınız |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O, sizi yer (yüzün) de yaratıb türetendir. Hepiniz ancak Ona (dönüb) toplanacaksınız. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Hem O, sizi yeryüzünde yaratıp, yayandır. Ve ancak O'nun huzûruna toplanacaksınız. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Sizi yer yüzünde yaratan O'dur. Kıyamet gününde hep O'na dönüb toplanacaksınız. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve sizi yerde yaratıp yayan, O'dur ve O'na haşrolunacaksınızdır. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Sizi yeryüzünde yayan da Odur; yine Onun huzurunda toplanacaksınız. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And He has multiplied you through the earth, and to Him shall ye be gathered back. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Mü'minûn Sûresi 79. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ANNE BABAYA “YETER BE!” DİYEN EVLADI KUR’ÂN UYARIYOR! Ahkaf Suresi 17. Ayet Arapça: وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ ...
Sabr-ı cemîl, başa gelen belâ ve musîbetleri hiçbir şekilde başkasına şikâyet etmeden, onlara tahammül göstermektir. Çekilen çileler ve ibtilâlar insa ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...