Kehf Sûresi(18) 15. Ayet


15 / 110


# Meal Ayet
Arapça هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمُنَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةًۜ لَوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِمْ بِسُلْطَانٍ بَيِّنٍۜ فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۜ
Türkçe Okunuşu * Hâulâ-i kavmunâ-tteḣażû min dûnihi âlihe(ten)(s) levlâ ye/tûne ‘aleyhim bisultânin beyyin(in)(s) femen azlemu mimmeni-fterâ ‘ala(A)llâhi keżibâ(n)
1. Ömer Çelik Meali “Şu bizim halkımız ise tuttular, Allah’tan başka ilâhlar edindiler. Madem öyle, onların gerçek ilâh olduklarına dair açık bir delil getirmeleri gerekmez mi? Artık Allah adına yalan uydurandan daha zâlim kim olabilir?”
2. Diyanet Vakfı Meali Şu bizim kavmimiz Allah'tan başka tanrılar edindiler. Bari bu tanrılar konusunda açık bir delil getirseler. (Ne mümkün!) Öyle ise Allah hakkında yalan uydurandan daha zalimi var mı?
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali 13,14,15. Onların olayını sana Biz gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış birkaç gençti. Onların hidayetlerini artırmış ve kalblerini pekiştirmiştik. Durup, şöyle demişlerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu bırakıp başka bir tanrıya yalvarmayız, yoksa and olsun ki, batıl söz söylemiş oluruz. Şu bizim milletimiz, Allah'ı bırakıp O'ndan başka tanrılar edindiler. Onların gerçek olduğuna apaçık delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali 14,15. Kalkıp da, “Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başkasına asla ilâh demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, O’ndan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?” dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Şu bizim kavmimiz, Allah'tan başka ilâh edindiler. Onların ilâh olduğuna dair açık bir delil getirselerdi ya! Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Şunlar şu bizim kavmimiz olacaklar, tuttular ondan başka ilâhlar edindiler, onlara karşı açık bir bürhan getirselerdi ya, artık bir yalanı Allaha iftira edenden daha zalim kim olabilir?
7. Hasan Basri Çantay Meali 14,15. Ve (zaalim hükümdarın önünde) dikilib de: «Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakıykatden uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allahdan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine baari açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allaha karşı yalan yere iftira edenlerden daha zaalim kimdir?» dedikleri zaman onların kalblerini (sabr ve sebat ile tamamen Hakka) bağlamışdık.
8. Hayrat Neşriyat Meali “Şu bizim kavmimiz O'ndan başka ilâhlar edindiler. Onların üzerine (hak olduklarına dâir) apaçık bir delil getirselerdi ya! Artık Allah'a yalan yere iftirâ edenden daha zâlim kim olabilir?”
9. Ali Fikri Yavuz Meali Şu bizim kavmimiz, Allah'dan başka ilâh'lar edindiler. Bunlara ibadet etmek lâzım geldiğine dair açık bir delil getirselerdi ya! Artık bir yalan uydurup Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir?” dedikleri zaman, kalblerine sebat verdik.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali «Şunlar, şu bizim kavmimiz O'ndan başkasını ilâh ittihaz ettiler. Onların üzerine bir zahir hüccet getirmeli değil mi idiler? Artık bir yalanı Allah'a karşı iftira edenden daha zalim kim vardır?»
11. Ümit Şimşek Meali “Şu kavmimiz ise, Ondan başka tanrılar edindi. O zaman, niçin onların tanrılıklarına dair açık bir delil getirmiyorlar? Allah adına yalan uydurandan daha zalim kimse olur mu?
12. Yusuf Ali (English) Meali "These our people have taken for worship gods other than Him: why do they not bring forward an authority clear (and convincing) for what they do? Who doth more wrong than such as invent a falsehood against Allah.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Kehf Sûresi 15. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-106-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 106. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 106. Ayetinin Arapçası:مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-105-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 105. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 105. Ayetinin Arapçası:اِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَاذِبُونَ Nahl Sur ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-104-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 104. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 104. Ayetinin Arapçası:اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۙ لَا يَهْد۪يهِمُ اللّٰهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ Nahl Suresi 104 ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-103-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 103. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 103. Ayetinin Arapçası:وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّهُمْ يَقُولُونَ اِنَّمَا يُعَلِّمُهُ بَشَرٌۜ لِسَانُ الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ اِلَيْهِ اَعْجَمِيّ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-102-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 102. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 102. Ayetinin Arapçası:قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/nahl-suresi-101-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Nahl Suresi 101. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Nahl Suresi 101. Ayetinin Arapçası:وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ ب ...