| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا | |
| Türkçe Okunuşu * | Kâle elem ekul leke inneke len testatî’a me’iye sabrâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Hızır: “Sana, «Benimle beraber bulunmaya asla sabredemezsin!» uyarısında bulunmamış mıydım?” diye çıkıştı. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Hızır:) Ben sana, benimle beraber (olacaklara) sabredemezsin, demedim mi? dedi. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | O: "Ben sana, yaptığım işlere dayanamazsın demedim mi?" dedi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Adam, “Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Hızır dedi ki: "Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?" |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | doğrusu sen benimle sabredemezsin demedim mi sana? dedi |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | (O zât şöyle) dedi: «Ben sana beraberimde sabretmiye asla muktedir olamazsın demedim mi?» |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Hızır:) “(Ben) sana: 'Doğrusu sen, berâberimde sabretmeye aslâ güç yetiremezsin!' dememiş miydim?” dedi. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Hızır dedi ki: “-Sen, benimle asla sabredemezsin, demedim mi sana?” |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Dedi ki: «Ben sana demedim mi ki, şüphe yok sen benimle beraber sabra takat getiremezsin.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | “Ben sana demedim mi benim beraberliğime tahammül edemezsin diye?” dedi. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He answered: "Did I not tell thee that thou canst have no patience with me?" |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Kehf Sûresi 75. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede buyrulur: HABERLERİ ARAŞTIRMADAN İNANMANIN TEHLİKESİ Hucurat Suresi 6. Ayet Arapça: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَ ...
Sahâbenin örnekliği, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: SECDE İZLERİYLE ÖRNEK BİR NESİL Fetih Suresi 29. Ayet Arapça: س۪يمَاهُمْ ف۪ي وُجُوهِهِمْ مِ ...
Fetih sûresi, Kur’ân-ı Kerîm’in kırk sekizinci sûresidir. İsmini ilk âyette geçen “feth” kelimesinden alır. 29 âyettir. FETİH SÛRESİ’NİN NÜZÛLÜ VE FA ...
Ayet-i kerimede buyrulur: ALLAH İSLÂM’I DİĞER DİNLERE NASIL ÜSTÜN KILDI? Fetih Suresi 28. Ayet Arapça: هُوَ الَّذ۪ٓي اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: SAVAŞA KATILMAMA MAZERETLERİ Fetih Suresi 17. Ayet Arapça: لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ALLAH’A VERİLEN SÖZ: RIDVAN BİATI Fetih Suresi 10. Ayet Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُو ...