Kehf Sûresi(18) 77. Ayet


77 / 110


# Meal Ayet
Arapça فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَارًا يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْرًا
Türkçe Okunuşu Fentalekâ hattâ iżâ eteyâ ehle karyetin(i)-stat’amâ ehlehâ feebev en yudayyifûhumâ fevecedâ fîhâ cidâran yurîdu en yenkadda feekâmeh(u)(s) kâle lev şi/te letteḣażte ‘aleyhi ecrâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Tekrar yola devam ettiler. Nihâyet bir kasabaya varıp halkından yiyecek bir şeyler istediler. Fakat hiç kimse onları ağırlamaya yanaşmadı. Derken orada yıkılmağa yüz tutmuş bir duvar gördüler; Hızır hemen duvarı düzeltiverdi. Mûsâ yine dayanamayıp: “Dileseydin, elbet buna karşılık bir ücret alırdın” dedi.
2. Diyanet Vakfı Meali Yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu. Musa: Dileseydin, elbet buna karşı bir ücret alırdın, dedi.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Yine yola koyuldular; sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler. Kasaba halkı, bu ikisini misafir etmek istemedi. İkisi, şehrin içinde yıkılmağa yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nın arkadaşı onu doğrultuverdi; Musa: "Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin" dedi.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, “İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın” dedi.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Bunun üzerine yine yürüdüler. Nihayet bir köy halkına varıp onlardan yemek istediler. Ancak köy halkı onları misafir etmekten kaçındılar. Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu. Musa: "İsteseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın" dedi.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Bunun üzerine yine gittiler, nihayet bir karyenin ehline vardılar ki bunları müsafir etmekten imtina ettiler, derken orada yıkılmak isteyen bir divar buldular, tuttu onu doğrultuverdi, isteseydin, dedi: her halde buna karşı bir ücret alırdın
7. Hasan Basri Çantay Meali Yine gitdiler. Nihayet bir memleket halkına vardılar ki ora ehâlisinden yemek istedikleri halde kendilerini müsâfir etmekden imtina' etmişlerdi. Derken yıkılmak isteyen bir dıvar buldular da O, bunu doğrultuverdi. (Musa) dedi ki: «Dileseydin elbet buna karşı bir ücret alırdın».
8. Hayrat Neşriyat Meali Yine (berâberce) gittiler; nihâyet bir şehir ahâlîsine (Antakya'ya) vardıklarında, oranın halkından yiyecek istediler; fakat (onlar) bu ikisini misâfir etmekten kaçındılar. Derken orada (sanki) yıkılmak isteyen bir duvar buldular; (Hızır) hemen onu doğrulttu.(Mûsâ:) “İsteseydin buna karşı elbette bir ücret alırdın” dedi.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Bunun üzerine yine gittiler. Sonunda bir memleket halkına vardılar ki, ora halkından yemek istedikleri halde, kendilerini misafir etmekten çekinmişlerdi. Derken yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır onu hemen doğrultuverdi. (Mûsa, ona) dedi ki: “-İsteseydin, bu işine karşı bir ücret (ekmek parası) alırdın.”
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Sonra yine gittiler, bir belde ahalisine varınca onun ahalisinden taam istediler. Onlar ise bunları misafir kabul etmekten kaçındılar. Derken orada bir duvar buldular ki, yıkılmak istemekte idi. Hemen doğrultuverdi. Dedi ki: «Eğer dileseydin bunun üzerine elbette bir ücret alıverirdin.»
11. Ümit Şimşek Meali Yine yola koyuldular. Nihayet bir beldeye vardıklarında oranın halkından yiyecek istediler; ancak belde halkı onları ağırlamaktan kaçındı. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler; Hızır onu doğrultuverdi. Musa, “İsteseydin buna bir ücret alırdın” dedi.
12. Yusuf Ali (English) Meali Then they proceeded: until, when they came to the inhabitants of a town, they asked them for food, but they refused them hospitality. They found there a wall on the point of falling down, but he set it up straight. (Moses) said: "If thou hadst wished, surely thou couldst have exacted some recompense for it!"
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Kehf Sûresi 77. ayetinin tefsiri için tıklayınız


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-7-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 7. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 7. Ayetinin Arapçası:هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-6-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 6. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 6. Ayetinin Arapçası:هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ Âl-i ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-5-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 5. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 5. Ayetinin Arapçası:اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ Âl-i İmrân Suresi 5. Ayetinin Me ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-4-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 4. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 4. Ayetinin Arapçası:مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-3-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 3. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 3. Ayetinin Arapçası:نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَۙ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/02/al-i-imran-suresi-2-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Âl-i İmrân Suresi 2. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 2. Ayetinin Arapçası:اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ Âl-i İmrân Suresi 2. Ayetinin Meali (Anlamı):Allah ki, ...