Kehf Sûresi(18) 45. Ayet


45 / 110


# Meal Ayet
Arapça وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ فَاَصْبَحَ هَش۪يمًا تَذْرُوهُ الرِّيَاحُۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُقْتَدِرًا
Türkçe Okunuşu * Vadrib lehum meśele-lhayâti-ddunyâ kemâ-in enzelnâhu mine-ssemâ-i faḣteleta bihi nebâtu-l-ardi feasbeha heşîmen teżrûhu-rriyâh(u)(c) vekâna(A)llâhu ‘alâ kulli şey-in muktedirâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Onlara dünya hayatını şu örnekle anlat: Gökten su indiririz de onunla yeryüzünde bitkiler yeşerip gürleşir, sarmaş dolaş olur; sonunda kuruyarak rüzgârın savuracağı çerçöp hâline gelir. Allah’ın her şeyi yapmaya gücü yeter.
2. Diyanet Vakfı Meali Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.  
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Onlara, dünya hayatı misalinin tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten indirdiğimiz su ile yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır, ama sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Onlara Dünya hayatın meselesi de şöyle yap: Sanki bir su, onu Semadan indirmişiz, derken onunla Arzın nebatâtı birbirine karışmış, derken bir çöp kırıntısı olmuştur, rüzgârlar onu savurur gider, Allah her şey'e muktedir bulunuyor
7. Hasan Basri Çantay Meali Onlara dünyâ hayaatının misâlini de irâdet. (O), gökden indirdiğimiz bir su gibidir ki bununla yer (yüzünün) nebatı birbirine karışmış, en nihayet (o nebat) kuru bir çöp kırıntısı haaline gelib rüzgârlar onu savuruvermişdir. Allah her şeyin üstünde bir kudret saahibidir.
8. Hayrat Neşriyat Meali (Habîbim, yâ Muhammed!) Onlara dünya hayâtına (dâir) şöyle misâl de getir:(Dünyanın hâli) gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzünün bitkileri (yetişip)birbirine karışır; fakat sonunda rüzgârların kendisini savuracağı bir çöp hâline gelir. Çünki Allah, herşeye gücü yetendir.
9. Ali Fikri Yavuz Meali (Ey Rasûlüm), onlara (Mekke halkına) dünya hayatının halini şöyle temsil yap: (Dünya varlığı), gökten indirdiğimiz bir yağmura benzer ki, onunla arzın bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgârlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedir bulunuyor.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve onlara dünya hayatının misalini irâd et. Bir su gibi ki, onu gökten indirdik, sonra onunla yerin bitirmiş olduğu şeyler karıştılar. Sonra da cüzleri kurudu parçalandı, rüzgârlar onu savurur, dağıtır oluverdi. Ve Allah Teâlâ her şey üzerine muktedirdir.
11. Ümit Şimşek Meali Onlara dünya hayatının misalini de ver. O, tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzünün bitkisi birbirine karışık halde yeşermiş, sonra da rüzgârın savurduğu bir çöp haline gelmiştir. Allah, herşey üzerinde dilediğini yapmaya kadirdir.
12. Yusuf Ali (English) Meali Set forth to them the similitude of the life of this world: It is like the rain which we send down from the skies: the earth´s vegetation absorbs it, but soon it becomes dry stubble, which the winds do scatter: it is (only) Allah who prevails over all things.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Kehf Sûresi 45. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-93-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 93. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 93. Ayetinin Arapçası:عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ Hicr Suresi 93. Ayetinin Meali (Anlamı):Yapa geldikleri bütün işlerin hesabını onlara mut ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-92-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 92. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 92. Ayetinin Arapçası:فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ Hicr Suresi 92. Ayetinin Meali (Anlamı):Rabbine yemin olsun ki, elbette ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-91-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 91. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 91. Ayetinin Arapçası:اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ Hicr Suresi 91. Ayetinin Meali (Anlamı):Onlar ki Kur’an’ı kısım kısım ayırdı ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-90-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 90. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 90. Ayetinin Arapçası:كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ Hicr Suresi 90. Ayetinin Meali (Anlamı):Nitekim o taksim edicilerin tepes ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-89-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 89. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 89. Ayetinin Arapçası:وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ Hicr Suresi 89. Ayetinin Meali (Anlamı):Şöyle de: “Hiç şüphesiz ben, eve ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/05/hicr-suresi-88-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hicr Suresi 88. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hicr Suresi 88. Ayetinin Arapçası:لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَ ...