Kehf Sûresi(18) 96. Ayet


96 / 110


# Meal Ayet
Arapça اٰتُون۪ي زُبَرَ الْحَد۪يدِۜ حَتّٰٓى اِذَا سَاوٰى بَيْنَ الصَّدَفَيْنِ قَالَ انْفُخُواۜ حَتّٰٓى اِذَا جَعَلَهُ نَارًاۙ قَالَ اٰتُون۪ٓي اُفْرِغْ عَلَيْهِ قِطْرًاۜ
Türkçe Okunuşu * Âtûnî zubera-lhadîd(i)(s) hattâ iżâ sâvâ beyne-ssadefeyni kâle-nfuḣû(s) hattâ iżâ ce’alehu nâran kâle âtûnî ufriġ ‘aleyhi kitrâ(n)
1. Ömer Çelik Meali “Bana demir kütleleri getirin!” Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: “Şimdi ateş yakın ve körükleyin!” dedi. Demir yığınlarını kor ateş hâline getirince de: “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.
2. Diyanet Vakfı Meali «Bana, demir kütleleri getirin.» Nihayet dağın iki yanı arasını aynı seviyeye getirince (vadiyi doldurunca): «Üfleyin (körükleyin)!» dedi. Artık onu kor haline sokunca: «Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim» dedi.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali 95,96. "Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına sağlam bir sed yapayım. Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dağın arasını doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demirler akkor haline gelince; "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim" dedi.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali “Bana (yeterince) demir madeni getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali "Bana, demir kütleleri getirin." Nihayet dağın iki ucunu denkleştirdiği vakit: "Ateş yakıp körükleyin" dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. "Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim" dedi.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Bana demir kütleleri getirin, tam iki ucu denkleştirdiği vakit körükleyin dedi, tam onu bir ateş haline koyduğu vakit getirin bana dedi: üzerine erimiş bakır dökeyim
7. Hasan Basri Çantay Meali «Bana demir kütleleri getirin». (O karşılıklı iki dağın) iki yanı tam denkleşdiği vakit «üfleyin» dedi. Nihayet onu (demiri) bir ateş haaline koyduğu zaman da «Getirin bana, dedi, üstüne erimiş bakır dökeyim».
8. Hayrat Neşriyat Meali “Bana demir kütleleri getirin!” (dedi). İki dağ arası (bunlarla dolup) aynı seviyeye geldiği zaman: “Körükleyin!” dedi. Nihâyet onu (o demir kütlelerini) kor hâline getirince: “Getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim!” dedi.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Bana demir pikleri getirin, (dağların) tam iki ucu denkleştiği vakit körükleyin” dedi. Nihayet demiri bir ateş hâline koyduğu vakit: “-Getirin bana, üzerine erimiş bakır dökeyim.” dedi.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali «Bana demir parçaları getirin, iki dağın arası bir seviyeye gelince körükleyin,» dedi. «Onu ateş haline koyduğu zaman da getirin bana,» dedi, «Üzerine erimiş bakır dökeyim.»
11. Ümit Şimşek Meali “Bana demir kütleleri getirin.” İki dağın arasını demir kütleleriyle düzleyince, “Şimdi körükleyin” dedi. Onu ateş haline getirince de “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim” dedi.
12. Yusuf Ali (English) Meali "Bring me blocks of iron." At length, when he had filled up the space between the two steep mountain-sides, He said, "Blow (with your bellows)" Then, when he had made it (red) as fire, he said: "Bring me, that I may pour over it, molten lead."
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Kehf Sûresi 96. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-40-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 40. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 40. Ayetinin Arapçası:حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ ف۪يهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ وَاَهْلَكَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-39-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 39. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 39. Ayetinin Arapçası:فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ يَأْت۪يهِ عَذَابٌ يُخْز۪يهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُق۪يمٌ Hûd Suresi 39. Ayetinin Mea ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-38-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 38. Ayetinin Arapçası:وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَا ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-37-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 37. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 37. Ayetinin Arapçası:وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ Hûd Su ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-36-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 36. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 36. Ayetinin Arapçası:وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَف ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/04/hud-suresi-35-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Hûd Suresi 35. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 35. Ayetinin Arapçası:اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَعَلَيَّ اِجْرَام۪ي وَاَنَا۬ بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُجْرِمُونَ۟ Hûd Su ...