Meryem Sûresi(19) 59. Ayet


59 / 98


# Meal Ayet
Arapça فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّاۙ
Türkçe Okunuşu Feḣalefe min ba’dihim ḣalfun edâ’û-ssalâte vettebe’û-şşehevât(i)(s) fesevfe yelkavne ġayyâ(n)
1. Ömer Çelik Meali Ama onlardan sonra öyle kötü bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler ve şehvetlerinin ardına düştüler. Bunlar, helâk çukuruna düşerek yaptıkları bu azgınlıkların cezasını göreceklerdir.
2. Diyanet Vakfı Meali Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Onların ardından, namazı bırakan, şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte bunlar azgınlıklarının karşılığını göreceklerdir.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da «Gayya» yı boylıyacaklar
7. Hasan Basri Çantay Meali Sonra, arkalarından öyle kötü bir nesil geldi ki namazı bırakdılar, şehvetlerine uydular. İşte bunlar da azgınlıklarının cezasına uğrayacaklardır.
8. Hayrat Neşriyat Meali Sonra onların ardından yerlerine öyle bir nesil geldi ki namazı zâyi' (terk) ettiler ve şehvetler(in)e uydular; (onlar) artık ileride (Cehennemdeki) Gayyâ Vâdisiniboylayacaklardır.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Sonra, bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından (kötü) bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular; bunlar da Cehennemdeki “Gayya” vâdisini boylayacaklardır.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Sonra arkalarından bir tâife onlara halef oldu ki, namazı zâyi ettiler ve şehvetlere tâbi oldular. Artık yakında cehennem deresine yetişeceklerdir.
11. Ümit Şimşek Meali Onların ardından namazı bırakan ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki, onlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklar.
12. Yusuf Ali (English) Meali But after them there followed a posterity who missed prayers and followed after lusts soon, then, will they face Destruction,-
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Meryem Sûresi 59. ayetinin tefsiri için tıklayınız


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/allahin-rahmetini-umit-etmek-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler-173785.jpg
Allah’ın Rahmetden Ümit Kesmemek İle İlgili Ayet ve Hadisler

Allah'ın (c.c) rahmeti ve mağfireti geniştir. Allah'a (c.c) ve Resulüne (s.a.v) layık bir kul olma adına çaba gösteren her Müslüman Allah'ın (c.c) rah ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/gosteris-riya-ile-ilgili-ayetler-173758.jpg
Gösteriş (Riya) ile İlgili Ayetler

Gösteriş (Riya) hakkında ayet-i kerimeler. "Onlara sadece şu emredilmişti: Bâtıl dinleri bırakarak  yalnız Allah'a yönelip O'na itaat etsinler, namaz ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2017/10/fatihasuresi-702x336.jpg
Fatiha Suresi

Fatiha Suresi’nin anlamını, Arapça ve Türkçe okunuşunu, tefsirini (tr|fatiha suresi) ve mealine metnimizden ulaşabilirsiniz. Fatiha suresi ile ilgi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2020/09/allaha-tereddutsuz-iman-ve-tam-guven-yakin-ve-tevekkul-ile-ilgili-ayet-ve-hadisler-173652.jpg
Allah'a Tereddütsüz İman ve Tam Güven (Yakin ve Tevekkül) İle İlgili Ayet ve Hadisler

Ya­kîn, şüp­he­den kur­tul­muş, doğ­ru, sağ­lam ve ke­sin bil­gi; doğ­ru ve kuv­vet­le bil­me, mut­lak ka­na­at ve tam bir it­mi’nân anlamına gelmekte ...