| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا | |
| Türkçe Okunuşu * | Fehamelet-hu fentebeżet bihi mekânen kasiyyâ(n) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Nihâyet Meryem Îsâ’ya hamile kaldı ve bu hâliyle uzakça bir yere çekildi. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Meryem oğlana gebe kaldı, o haliyle uzak bir yere çekildi. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Nihayet (Allah'ın emri gerçekleşti) Meryem İsa'ya gebe kaldı ve o haliyle uzak bir yere çekildi. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Bu suretle ona hamil oldu, ve bu hamlile uzak bir yere çekildi |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Nihayet ona (îsâya) gebe kaldıkda bununla (karnındaki bu çocuğu ile ailesinden) uzak bir yere çekildi. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Böylece (Meryem, Cebrâîl'in üflemesiyle) ona (Îsâ'ya) hâmile kaldı; bunun üzerine onunla (karnındaki çocukla) uzak bir yere çekildi. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Nihayet (Cebrail'in üfürmesiyle Meryem) İsa'ya gebe kaldı ve bununla uzak bir yere çekildi. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Artık (Meryem nefh-i rûh ile) O'na hamile kaldı. Onunla hemen uzakça bir mahalle çekilip gitti. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Meryem İsa'yı yüklendi ve onunla uzak bir yere çekildi. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | So she conceived him, and she retired with him to a remote place. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Meryem Sûresi 22. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...