Yusuf Sûresi(12) 56. Ayet


56 / 111


# Meal Ayet
Arapça وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا نُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ
Türkçe Okunuşu * Vekeżâlike mekennâ liyûsufe fî-l-ardi yetebevveu minhâ hayśu yeşâ(u)(c) nusîbu birahmetinâ men neşâ(u)(s) velâ nudî’u ecra-lmuhsinîn(e)
1. Ömer Çelik Meali Böylece Yûsuf’u Mısır’a yerleştirdik ve kendisine imkân ve iktidar verdik. Öyle ki, ülkenin her tarafında onun sözü geçiyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize eriştirir, iyilik eden ve işini güzel yapanların mükâfatını asla zâyi etmeyiz.
2. Diyanet Vakfı Meali Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik; istediği yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Ve işte bu suretle Yusüfü o arzda temkin ettik, neresinde isterse makam tutuyordu, biz rahmetimizi dilediğimize nasıb ederiz, ve muhsinlerin ecrini zayi' etmeyiz
7. Hasan Basri Çantay Meali İşte o yerde Yuusufa kudret (ve şeref) verdik. O, o yerden neresini dilerse orada konaklardı. Biz rahmetimizi kime dilersek ona nasıyb ederiz, iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmeyiz.
8. Hayrat Neşriyat Meali İşte böylece Yûsuf'a o yerde (Mısır'da) imkân (ve kudret) verdik. Oradan dilediği yerde oturuyordu. Rahmetimizi dilediğimiz kimseye nasîb ederiz ve iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmeyiz.
9. Ali Fikri Yavuz Meali İşte, Yûsuf'u zindandan kurtardığımız gibi, kendisine Mısır memleketinde de kudret ve şeref verdik. Orada istediği yerde makam sahibi oluyordu. Biz, rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız ve iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmeyiz.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve öylece Yusuf için o yerde bir mevki, bir selahiyet verdik. Oradan dilediği yerde ikâmet eder idi. Biz dilediğimize rahmetimizi nâsib ederiz. Ve iyilik edenlerin mükâfaatını zâyi etmeyiz.
11. Ümit Şimşek Meali Böylece Yusuf'u o ülkede yerleştirdik. Öyle ki, dilediği yerde kalıyor, dilediği gibi yönetiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların ödülünü de asla zayi etmeyiz.
12. Yusuf Ali (English) Meali Thus did We give established power to Joseph in the land, to take possession therein as, when, or where he pleased. We bestow of our Mercy on whom We please, and We suffer not, to be lost, the reward of those who do good.
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
Yusuf Sûresi 56. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kurana-temiz-olarak-dokunmak-189767.jpg
Kur’ân’a Temiz Olarak Dokunmak

Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Ona tam bir sûrette temizlenmiş (yani tertemiz) olanlardan başkası dokunamaz.” (el-Vâkıa 56/79) Rasûlullah (s.a.v) Efend ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-i-kerimden-hakkiyla-istifade-edebilmenin-sirri-189766-m.jpg
Kur’ân-ı Kerîm’den Hakkıyla İstifâde Edebilmenin Sırrı

Kur’ân-ı Kerîm’den hakkıyla istifâde edebilmek, onu kalben ve huşû ile okuyabildiğimiz nisbette gerçekleşir. Kelâmullah’ı okuyan insan Allah Teâlâ’nın ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/kuran-okumaya-onem-vermek-189756-m.jpg
Kuran Okumaya Önem Vermek

Bir mü’min küçük yaşta “Kârî-i Kur’ân” olarak başlar yolculuğuna. Bir müddet sonra kendisinin, âilesinin ve hocalarının fedâkârâne gayretleri ile “Hâf ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/zumer-suresinin-fazileti-189749-m.jpg
Zümer Suresinin Fazileti

Zümer sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 75 âyettir. İsmini 71 ve 73. âyetlerde geçen “zümreler, gruplar, bölükler” mânasına gelen اَلزُّمَرُ (zümer) kel ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/atalar-ile-ilgili-ayetler-189750-m.jpg
Atalar ile İlgili Ayetler

Ata, “baba, dede ve büyükbabalardan her biri” demektir. Ata kelimesi sözlükte, “cet, dede, büyük baba ve aynı soydan daha önce yaşamış olan kimse” an ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2022/12/quotkendi-ellerinizle-kendinizi-tehlikeye-atmayinquot-ne-demek-bakara-suresi-195-ayet-189746-m.jpg
"Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın" Ne Demek? (Bakara Suresi 195 Ayet

Bakara suresi 195. ayet: "Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. Bir de iyilik edin ve yaptığınızı güz ...