Hûd Sûresi(11) 20. Ayet


20 / 123


# Meal Ayet
Arapça اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ
Türkçe Okunuşu * Ulâ-ike lem yekûnû mu’cizîne fî-l-ardi vemâ kâne lehum min dûni(A)llâhi min evliyâ/(e)(m) yudâ’afu lehumu-l’ażâb(u)(c) mâ kânû yestetî’ûne-ssem’a vemâ kânû yubsirûn(e)
1. Ömer Çelik Meali Onlar, yeryüzünde Allah’ın hüküm ve iradesini uygulamasına asla engel olamazlar. Allah’tan başka, kendilerini azaptan kurtarabilecek bir dostları da yoktur. Âhirette ise azapları katlanarak artacaktır. Çünkü onlar ne kendilerine okunan âyetleri işitiyorlardı, ne de o âyetlerin işaret ettiği gerçekleri basîret gözleriyle görebiliyorlardı.
2. Diyanet Vakfı Meali Onlar yeryüzünde (Allah'ı)  âciz bırakacak değillerdir; onların Allah'tan başka (yardım isteyecekleri)  dostları da yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri)  ne görebiliyorlar ne de kulak veriyorlardı.
3. Diyanet İşleri (Eski) Meali Bunlar yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamazlar. Allah'dan başka kendilerini kurtaracak dostları da yoktur. Azab onlara kat kat verilir; işitemezler ve göremezlerdi.
4. Diyanet İşleri (Yeni) Meali Onlar yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah’tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Onlar yeryüzünde (herkesi) yıldıracak değillerdir. Kendilerini koruyacak Allah'dan başka kimseleri de yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Üstelik onlar hakkı işitmeye tahammül edemiyorlardı ve de görmüyorlardı.
6. Elmalılı Meali (Orjinal) Meali Bunlar Arzda âciz bırakacak değillerdir, kendilerini Allahdan kurtaracak bir hâmileri de yoktur, onlara azâb katlanacaktır, hem işitmeğe tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı
7. Hasan Basri Çantay Meali Onlar yer yüzünde (Allâhı) âciz bırakabilecek değillerdir. Kendilerini Allahdan (kurtaracak) hiç bir haamîleri de yokdur. Onların azabı kat kat olacakdır. (Çünkü) onlar (hakkı) işitmiye tehammül edemezlerdi, (onu) görmezlerdi de.
8. Hayrat Neşriyat Meali Onlar yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakıcı kimseler değillerdir ve onların Allah'dan başka, (kendilerini kurtarabilecek) hiçbir dostları yoktur. (Âhirette) onlara azab kat kat artırılır. Çünki (kendilerine anlatılan hakikatleri) ne (tahammül ederek) dinleyebiliyorlardı, ne de görebiliyorlardı.
9. Ali Fikri Yavuz Meali Bunlar, Allah dünyada kendilerine azab etmek istediği zaman, onu âciz bırakacak değillerdir. Kendilerini azabdan kurtaracak, Allah'dan başka hiç bir yardımcıları da yoktur. Onlara kat kat azab edilir. Çünkü dünyada, hakkı işitmeğe tahammül etmezler ve gerçeği göremezlerdi.
10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Onlar yerde aciz bırakır kimseler olmamışlardır. Ve onlar için Allah Teâlâ'nın gayrı yardımcılarından da yoktur. Onlar için azap, kat kat olacaktır. Onlar işitmeğe tahammül eder olmamışlardı ve görür kimseler de olmamışlardı.
11. Ümit Şimşek Meali Onlar yeryüzünde Allah'ı âciz bırakamaz, kendilerine Allah'tan başka yardımcı da bulamazlar. Azapları ise kat kat olur. Çünkü işitmeye tahammülleri yoktu; görmemekte de ısrar ediyorlardı.
12. Yusuf Ali (English) Meali They will in no wise frustrate (His design) on earth, nor have they protectors besides Allah. Their penalty will be doubled! They lost the power to hear, and they did not see!
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvulması gerekir.
Hûd Sûresi 20. ayetinin tefsiri için tıklayınız
* Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-44-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 44. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 44. Ayetinin Arapçası:فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ Şuarâ Suresi 44. ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-43-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 43. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 43. Ayetinin Arapçası:قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ Şuarâ Suresi 43. Ayetinin Meali (Anlamı):Müsâbaka başlayınca ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-42-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 42. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 42. Ayetinin Arapçası:قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ Şuarâ Suresi 42. Ayetinin Meali (Anlamı):“Evet, evet” dedi Fi ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-41-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 41. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 41. Ayetinin Arapçası:فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ Şuarâ Sur ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-40-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 40. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 40. Ayetinin Arapçası:لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ Şuarâ Suresi 40. Ayetinin Meali (Anlamı):İleri gel ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-39-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 39. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 39. Ayetinin Arapçası:وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ Şuarâ Suresi 39. Ayetinin Meali (Anlamı):Halka da: “Haydi, ne duruyo ...