| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ve-ilâ ‘âdin eḣâhum hûdâ(en)(c) kâle yâ kavmi-’budû(A)llâhe mâ lekum min ilâhin ġayruh(u)(s) in entum illâ mufterûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u peygamber gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin için O’ndan başka hiçbir tanrı yoktur. Siz ise Allah’tan başkasını tanrı sayarak O’na iftira edip duruyorsunuz.” |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Siz yalan uyduranlardan başkası değilsiniz. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Ad milletine kardeşleri Hud'u gönderdik. Şöyle dedi: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka tanrınız yoktur; yoksa sadece yalan uyduran kimseler olursunuz." |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. Hûd, şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka sizin hiçbir ilâhınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz.” |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz." |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Âda da kardeşleri Hûdu gönderdik; ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, sizin ondan başka bir ilâhınız daha yok, siz sade iftirâ edip duruyorsunuz |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Âd'e biraderleri Hûd'ü (gönderdik). «Ey kavmim, dedi, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yok. Siz (Allaha karşı) yalan düzenlerden başka (kimseler) değilsiniz». |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Siz ancak (Allah'a) iftirâ edenlersiniz.” |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Âd kavmine de (soyca) kardeşleri Hûd'u Peygamber gönderdik. Onlara dedi ki: “- Ey kavmim, Allah'a ibadet edin. Sizin ondan başka hiç bir ilâhınız yoktur. Sizin ona ortak koşmanız, ancak bir yalan ve iftiradır. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Âd (kavmine) de kardeşleri Hûd'u (peygamber) gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a ibadet ediniz, sizin için O'ndan başka hiçbir mabûd yoktur. Sizler ise iftira edenlerden başka değilsiniz.» |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. O da “Ey kavmim, Allah'a kulluk edin,” dedi. “Sizin Ondan başka tanrınız yoktur. Siz ise ancak Ona ortaklar uydurup duruyorsunuz. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | To the ´Ad People (We sent) Hud, one of their own brethren. He said: "O my people! worship Allah. ye have no other god but Him. (Your other gods) ye do nothing but invent! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Hûd Sûresi 50. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...
Ayet-i kerimede buyrulur: GÖĞÜN KUSURSUZ YARATILIŞI Kâf Suresi 6. Ayet Arapça: اَفَلَمْ يَنْظُرُٓوا اِلَى السَّمَٓاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاه ...