| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَاصْبِرْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Vasbir fe-inna(A)llâhe lâ yudî’u ecra-lmuhsinîn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Sabret; çünkü Allah iyi davranan ve işini güzel yapanların ecrini zâyi etmez. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Ey Muhammed!) Sabırlı ol, çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Sabret, Allah iyi davrananların ecrini elbette zayi etmez. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükafatını yitirmez. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Ve sabr et zira Allah muhsinlerin ecrini zayi' etmez |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Sabr-u sebat et. Zîrâ Allah iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmez. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | (Habîbim, yâ Muhammed!) Artık sabret! Zîrâ şübhesiz ki Allah, iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmez. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Ey Rasûlüm, kavminin eziyetlerine ve ibadete) sabret; çünkü Allah, iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmez. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve sabret. Zira şüphe yok ki, Allah Teâlâ muhsin olanların mükâfaatını zâyi etmez. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Sabret; iyilik yapan ve iyi kulluk edenlerin ödülünü Allah zayi etmez. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | And be steadfast in patience; for verily Allah will not suffer the reward of the righteous to perish. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Hûd Sûresi 115. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “RABBİMİZ ALLAH’TIR” DİYENLERİN İSTİKAMETİ Ahkaf Suresi 13-14. Ayetler Arapça: اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا ال ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: BÜYÜKLÜK ALLAH’A AİTTİR Casiye Suresi 37. Ayet Arapça: وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ÖLÜMDEN SONRA DİRİLİŞ VE HESAP GÜNÜ Casiye Suresi 26. Ayet Arapça: قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمّ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: İYİLİK VE KÖTÜLÜK KİMİN İÇİNDİR? Casiye Suresi 15. Ayet Arapça: مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: CÂSİYE SURESİ 13. AYET: KÂİNATTAKİ İLÂHÎ LÜTUFLAR VE İŞARETLER Casiye Suresi 13. Ayet Arapça: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: AHİRETTE DOSTLUKLARIN DURUMU VE KIYAMET GÜNÜ HESAP GERÇEĞİ Duhan Suresi 41-42. Ayetler Arapça: يَوْمَ لَا يُغْن۪ي ...