Hûd Sûresi 20-22. Ayet Tefsiri


20-22 / 123


Hûd Sûresi Hakkında

Hûd sûresi Mekke’de inmiştir. 123 âyettir. İsmini, 50-60. âyetler arasında kıssası anlatılan Hûd (a.s.)’dan almıştır. Mushaf tertîbine göre 11, nüzûl sırasına göre 52. sûredir.

Hûd Sûresi Konusu

Hûd sûresinde itikat konuları, özellikle Allah’ın varlığı, birliği, peygamberlik gerçeği ve bunun önceki toplumlardaki tezâhürü ele alınmaktadır. Bunu misallendirmek üzere Hz.Nûh, Hz. Hûd, Hz. Sâlih, Hz. İbrâhim, Hz. Lût, Hz. Şuayb ve Hz. Mûsâ gibi peygam­berlerin kıssaları, Yûnus sûresine göre daha geniş bir çerçevede anlatılmaktadır. Bu misallerden hareketle Kur’an’ın mûcize oluşu, öldükten sonra diriliş, hesap ve âhiret hayatıyla alakalı mevzulara dikkat çekilmektedir.

Hûd Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada on birinci, iniş sırasına göre elli ikinci sûredir. Yûnus sûresinden sonra, Yûsuf sûresinden önce Mekke döneminin son bir yılı içinde nâzil olmuştur. 12, 17 ve 114. âyetlerinin Medine’de indiği yolundaki görüş müfessirlerin çoğunluğunca kabul edilmemiştir (İbn Âşûr, XI, 311; Reşîd Rızâ, XII, 2; Ateş, IV, 291).

Hûd Sûresi Fazileti

Allah Resûlü (s.a.s.), Hûd sûresinin fazileti hakkında şöyle buyurur:

“Cuma günü Hûd sûresini okuyun.” (Dârimî, Fezailü’l-Kur’an 17)

Yine Efendimiz (s.a.s.):

“Hûd sûresi ve Vâkıa, Hâkka, Mürselât, Nebe’ ve Tekvîr gibi kardeşleri beni ihtiyar­lattı” (Tirmizî, Tefsir 57/3297) beyânıyla da sûrenin muhtevasının önemine ve bildirdiği sorumlulukların ağırlığına dikkat çeker. Çünkü bu sûrelerde fevkalade tesirli bir üslûp­la önceki peygamberlerin tevhid mücadelesinden kesitler sunulmakta, kalpleri derinden sarsan kıyamet sahneleri tasvir edilmektedir.

اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِز۪ينَ فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُۜ مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ ﴿٢٠﴾
لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ ﴿٢٢﴾
Karşılaştır 20: Onlar, yeryüzünde Allah’ın hüküm ve iradesini uygulamasına asla engel olamazlar. Allah’tan başka, kendilerini azaptan kurtarabilecek bir dostları da yoktur. Âhirette ise azapları katlanarak artacaktır. Çünkü onlar ne kendilerine okunan âyetleri işitiyorlardı, ne de o âyetlerin işaret ettiği gerçekleri basîret gözleriyle görebiliyorlardı.
Karşılaştır 22: Hiç şüphesiz, âhirette en çok zarara uğrayacak olanlar da kesinlikle bunlardır.

TEFSİR:

Allah onlara Kur’an âyetlerini işitmeleri için kulaklar verdi; varlığının delillerini görmeleri için de baş ve kalp gözleri verdi. Fakat onlar bu kuvvelerini hakkı dinlemek ve onu görmek yolunda kullanmadılar. Buna göre insan, kulağını ve gözünü nerede ve nasıl kullandığına; onlarla neyin izini sürdüğüne dikkat etmelidir. Çünkü manevî âlemin kapılarının açılmaya başlaması için kulağı ve gözü iyi kullanmanın ehemmiyeti büyük olduğu gibi, o kapıların kapanması ve insanın manen zarar etmesi açısından da gözü ve kulağı kötü kullanmanın rolü büyüktür. İşte âyetlerde bahsedilen bedbahtlar, bu ilâhî nimetleri yerli yerince kullanmamanın cezası olarak imandan mahrum kalmışlar ve azabı hak etmişlerdir. Onların, kaçıp bir yere sığınarak kendilerini Allah’ın azabından kurtarmaları mümkün olmadığı gibi, bu hususta onlara yardım edecek hiçbir dost da bulamayacaklardır. Herhangi bir haksızlığa uğratılmaksızın, sırf küfür ve günahlarının, başkalarını Allah yolundan saptırmalarının âdilâne cezası olarak kat kat azaba uğratılacaklardır. Bunlar, kendilerini zarara uğratan, ebedî saadet ve mutluluklarını kendi elleriyle hebâ eden zavallılardır. Hayal ve vehim mahsülü olarak uydurdukları şeyler yanlarından yok olup gidecek; değişmez gerçekle yüz yüze geleceklerdir. Görüldüğü üzere âhirette en çok zarara uğrayanlar, bu kimseler olacaktır.

Buna karşılık:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-39-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 39. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 39. Ayetinin Arapçası:قُلْ يَا قَوْمِ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْ اِنّ۪ي عَامِلٌۚ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ Zümer Suresi 39. Ayetinin Meali ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-38-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 38. Ayetinin Arapçası:وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلْ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَدْعُونَ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-37-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 37. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 37. Ayetinin Arapçası:وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ Zümer Suresi 37. Ayetinin ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-36-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 36. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 36. Ayetinin Arapçası:اَلَيْسَ اللّٰهُ بِكَافٍ عَبْدَهُۜ وَيُخَوِّفُونَكَ بِالَّذ۪ينَ مِنْ دُونِه۪ۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-35-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 35. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 35. Ayetinin Arapçası:لِيُكَفِّرَ اللّٰهُ عَنْهُمْ اَسْوَاَ الَّذ۪ي عَمِلُوا وَيَجْزِيَهُمْ اَجْرَهُمْ بِاَحْسَنِ الَّذ۪ي كَانُوا يَعْمَل ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-34-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 34. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 34. Ayetinin Arapçası:لَهُمْ مَا يَشَٓاؤُ۫نَ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ ذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الْمُحْسِن۪ينَۚ Zümer Suresi 34. Ayetinin Meali (Anlamı):R ...