Hûd Sûresi 120-122. Ayet Tefsiri


120-122 / 123


Hûd Sûresi Hakkında

Hûd sûresi Mekke’de inmiştir. 123 âyettir. İsmini, 50-60. âyetler arasında kıssası anlatılan Hûd (a.s.)’dan almıştır. Mushaf tertîbine göre 11, nüzûl sırasına göre 52. sûredir.

Hûd Sûresi Konusu

Hûd sûresinde itikat konuları, özellikle Allah’ın varlığı, birliği, peygamberlik gerçeği ve bunun önceki toplumlardaki tezâhürü ele alınmaktadır. Bunu misallendirmek üzere Hz.Nûh, Hz. Hûd, Hz. Sâlih, Hz. İbrâhim, Hz. Lût, Hz. Şuayb ve Hz. Mûsâ gibi peygam­berlerin kıssaları, Yûnus sûresine göre daha geniş bir çerçevede anlatılmaktadır. Bu misallerden hareketle Kur’an’ın mûcize oluşu, öldükten sonra diriliş, hesap ve âhiret hayatıyla alakalı mevzulara dikkat çekilmektedir.

Hûd Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada on birinci, iniş sırasına göre elli ikinci sûredir. Yûnus sûresinden sonra, Yûsuf sûresinden önce Mekke döneminin son bir yılı içinde nâzil olmuştur. 12, 17 ve 114. âyetlerinin Medine’de indiği yolundaki görüş müfessirlerin çoğunluğunca kabul edilmemiştir (İbn Âşûr, XI, 311; Reşîd Rızâ, XII, 2; Ateş, IV, 291).

Hûd Sûresi Fazileti

Allah Resûlü (s.a.s.), Hûd sûresinin fazileti hakkında şöyle buyurur:

“Cuma günü Hûd sûresini okuyun.” (Dârimî, Fezailü’l-Kur’an 17)

Yine Efendimiz (s.a.s.):

“Hûd sûresi ve Vâkıa, Hâkka, Mürselât, Nebe’ ve Tekvîr gibi kardeşleri beni ihtiyar­lattı” (Tirmizî, Tefsir 57/3297) beyânıyla da sûrenin muhtevasının önemine ve bildirdiği sorumlulukların ağırlığına dikkat çeker. Çünkü bu sûrelerde fevkalade tesirli bir üslûp­la önceki peygamberlerin tevhid mücadelesinden kesitler sunulmakta, kalpleri derinden sarsan kıyamet sahneleri tasvir edilmektedir.

وَكُلًّا نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الرُّسُلِ مَا نُثَبِّتُ بِه۪ فُؤٰادَكَۚ وَجَٓاءَكَ ف۪ي هٰذِهِ الْحَقُّ وَمَوْعِظَةٌ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ ﴿١٢٠﴾
وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ اعْمَلُوا عَلٰى مَكَانَتِكُمْۜ اِنَّا عَامِلُونَۙ ﴿١٢١﴾
وَانْتَظِرُواۚ اِنَّا مُنْتَظِرُونَ ﴿١٢٢﴾
Karşılaştır 120: Peygamberlerin mühim haberlerinden kalbini kuvvetlendireceğimiz kıssaların hepsini sana anlatıyoruz. İnen bu âyetlerde sana doğru bilgiler, mü’minler için de bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir.
Karşılaştır 121: O halde, iman etmeyenlere şöyle de: “Elinizden ne geliyorsa yapın. Elbette biz de vazîfemizi yapacağız.”
Karşılaştır 122: “Olacak olanları bekleyin bakalım; biz de onu bekliyoruz.”

TEFSİR:

Âyetler: Kur’ân-ı Kerîm’de önceki peygamberlerin ve onların gönderildiği toplumların kıssaları tekrar tekrar anlatılır. Bundaki hikmet öncelikle Resûlullah (s.a.s.)’in kalbini kuvvetlendirmek, tatmin ve teskin etmek, yakinini artırmak, gönlünü rahatlatmak ve ona yapılan eziyetlerin önceki peygamberlere de yapıldığını bilmesini sağlayarak teselli etmektir. Çünkü insanlar, “Elle gelen düğün bayram” hikmetli sözünde ifade edildiği üzere, bir mihnet ve belaya maruz kaldıklarında, bu belâlara başkalarının da maruz kaldıklarını görünce, sıkıntıları hafifler.

Cenâb-ı Hak, Peygamberimiz (s.a.s.)’e, aynen Hz. Hud ve Hz. Şuayb’ın yaptıkları gibi, müşriklere kendisi hakkında ellerinden ne geliyor, güçleri neye yetiyorsa onu yapmalarını söylemesini, onlara meydan okumasını emretmektedir. Çünkü bu ifade, peygamberin davasında ne kadar haklı ve ne kadar samimi olduğunu; gönlünü bütünüyle Rabbine bağladığından kendine güvenini ve korkusuzluğunu açıkça ortaya koymaktadır. Buna göre kâfirler imansızlığın gereğini yapacaklar; peygamber ve mü’minler de Allah’a iman, ilâhî hakikatlerden öğüt ve ibret alma gibi güzel hal ve davranışlarının gereğini yapacaklardır. Kâfirler, şeytanın vesveselerine kanarak müslümanların başına gelmesini sandıkları musibetleri bekleyip duracaklar; müslümanlar ise Allah Teâlâ’nın kesin bir şekilde va‘dettiği dünyevî musibet ve uhrevî azapların kâfirlerin başına inmesini bekleyeceklerdir. Neticede iki bekleyiş arasında ne kadar büyük bir farkın olduğu; kimin kârlı kimin zararlı çıkacağı belli olacaktır:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/zumer-suresi-1-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Zümer Suresi 1. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Zümer Suresi 1. Ayetinin Arapçası:تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ Zümer Suresi 1. Ayetinin Meali (Anlamı):Bu kitap, kudreti dâ ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-88-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 88. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 88. Ayetinin Arapçası:وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ ح۪ينٍ Sâd Suresi 88. Ayetinin Meali (Anlamı):“Şunu unutmayın ki, onun verdiği haberle ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-87-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 87. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 87. Ayetinin Arapçası:اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ Sâd Suresi 87. Ayetinin Meali (Anlamı):“Bu Kur’an, bütün insanlığa sadece bir ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-86-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 86. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 86. Ayetinin Arapçası:قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ Sâd Suresi 86. Ayetinin Meali (Anla ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-85-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 85. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 85. Ayetinin Arapçası:لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكَ وَمِمَّنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ اَجْمَع۪ينَ Sâd Suresi 85. Ayetinin Meali (Anlamı):“Hiç ş ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/08/sad-suresi-84-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Sâd Suresi 84. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Sâd Suresi 84. Ayetinin Arapçası:قَالَ فَالْحَقُّۘ وَالْحَقَّ اَقُولُۚ Sâd Suresi 84. Ayetinin Meali (Anlamı):Allah şöyle buyurdu: “İşte bu doğru! Ben ...