Hûd Sûresi 94-95. Ayet Tefsiri


94-95 / 123


Hûd Sûresi Hakkında

Hûd sûresi Mekke’de inmiştir. 123 âyettir. İsmini, 50-60. âyetler arasında kıssası anlatılan Hûd (a.s.)’dan almıştır. Mushaf tertîbine göre 11, nüzûl sırasına göre 52. sûredir.

Hûd Sûresi Konusu

Hûd sûresinde itikat konuları, özellikle Allah’ın varlığı, birliği, peygamberlik gerçeği ve bunun önceki toplumlardaki tezâhürü ele alınmaktadır. Bunu misallendirmek üzere Hz.Nûh, Hz. Hûd, Hz. Sâlih, Hz. İbrâhim, Hz. Lût, Hz. Şuayb ve Hz. Mûsâ gibi peygam­berlerin kıssaları, Yûnus sûresine göre daha geniş bir çerçevede anlatılmaktadır. Bu misallerden hareketle Kur’an’ın mûcize oluşu, öldükten sonra diriliş, hesap ve âhiret hayatıyla alakalı mevzulara dikkat çekilmektedir.

Hûd Sûresi Nuzül Sebebi

         Mushaftaki sıralamada on birinci, iniş sırasına göre elli ikinci sûredir. Yûnus sûresinden sonra, Yûsuf sûresinden önce Mekke döneminin son bir yılı içinde nâzil olmuştur. 12, 17 ve 114. âyetlerinin Medine’de indiği yolundaki görüş müfessirlerin çoğunluğunca kabul edilmemiştir (İbn Âşûr, XI, 311; Reşîd Rızâ, XII, 2; Ateş, IV, 291).

Hûd Sûresi Fazileti

Allah Resûlü (s.a.s.), Hûd sûresinin fazileti hakkında şöyle buyurur:

“Cuma günü Hûd sûresini okuyun.” (Dârimî, Fezailü’l-Kur’an 17)

Yine Efendimiz (s.a.s.):

“Hûd sûresi ve Vâkıa, Hâkka, Mürselât, Nebe’ ve Tekvîr gibi kardeşleri beni ihtiyar­lattı” (Tirmizî, Tefsir 57/3297) beyânıyla da sûrenin muhtevasının önemine ve bildirdiği sorumlulukların ağırlığına dikkat çeker. Çünkü bu sûrelerde fevkalade tesirli bir üslûp­la önceki peygamberlerin tevhid mücadelesinden kesitler sunulmakta, kalpleri derinden sarsan kıyamet sahneleri tasvir edilmektedir.

وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَاَخَذَتِ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ ﴿٩٤﴾
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟ ﴿٩٥﴾
Karşılaştır 94: Nihâyet helâk emrimiz gelince, Şuayb’ı ve beraberindeki mü’minleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı da, hiçbir kurtuluş zaman ve imkânı bulamadan oldukları yerde yüzüstü yığılıp kaldılar.
Karşılaştır 95: Sanki bir zaman bolluk içinde orada hiç yaşamamışlardı. Haberiniz olsun ki, Semûd kavmi helâk olup gittiği gibi, Medyen halkı da öyle helâk olup gittiler.

TEFSİR:

Nihâyet ilâhî azap gelip çattı. Medyen halkı müthiş bir çığlık ile zelzeleye yakalandılar. Çünkü A‘râf  sûresi 91. âyette “onları zelzele yakaladı” buyrulmaktadır. Demek ki Medyen halkı da, Semûd kavmi gibi korkunç bir ses ve zelzele ile helak edilmişlerdir. Cenâb-ı Hak, Hz. Şuayb ve ona iman edenleri ise rahmetiyle kurtarmıştır.

Şuayb (a.s.), kavmiyle güzel konuştuğu, onlara son derece güzel cevaplar verdiği için “Hatîbü’l-Enbiyâ: Peygamberlerin Hatîbi” ünvanıyla meşhur olmuştur. Çok ağlardı. O derecede ki nihâyet gözlerini kaybetti. Fakat Allah daha sonra gözlerini geri verip şöyle buyurdu:

“- Bu ağlama cennete duyduğun şevkten mi yoksa cehennemden korktuğundan mı ileri geliyor?”

Şuayb şöyle dedi:

“- Rabbim, sen biliyorsun ki ne cennet arzusuyla ne de cehennem korkusuyla ağlıyorum. Seni sevdiğime tüm kalbimle inanıyorum. Sana nazar ettiğim zaman bana ne yapıp yapmayacağına hiç aldırmam.”

Bunun üzerine Allah Teâlâ ona şöyle vahyetti:

“- Ey Şuayb! O halde, bana kavuşmak sana helâl olsun. Ey Şuayb, bu hâlin sebebiyle kelimim Mûsâ b. İmrân’ı sana hizmetçi kılıyorum.” (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, IV, 235)

Medyen halkının helâkinden sonra aradan yıllar geçti. Zamanla inkârcılık yeniden ortaya çıktı. İşte insanlık tarihinin bir başka ibret verici sayfası:

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-69-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 69. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 69. Ayetinin Arapçası:وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ Şuarâ Suresi 69. Ayetinin Meali (Anlamı):Rasûlüm! Onlara İbrâhim’in kıssasın ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-68-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 68. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 68. Ayetinin Arapçası:وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ Şuarâ Suresi 68. Ayetinin Meali (Anlamı):Muhakkak senin Rabbin, elbet ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-67-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 67. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 67. Ayetinin Arapçası:اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ Şuarâ Suresi 67. Ayetinin Meali (Anlamı):Şüphesiz b ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-66-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 66. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 66. Ayetinin Arapçası:ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ Şuarâ Suresi 66. Ayetinin Meali (Anlamı):Ardından diğerlerini suda boğduk.Şuarâ Sur ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-65-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 65. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 65. Ayetinin Arapçası:وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ Şuarâ Suresi 65. Ayetinin Meali (Anlamı):Mûsâ’yı ve beraberinde bu ...


https://www.islamveihsan.com/wp-content/uploads/2021/06/suara-suresi-64-ayet-meali-arapca-yazilisi-anlami-ve-tefsiri.jpg
Şuarâ Suresi 64. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Şuarâ Suresi 64. Ayetinin Arapçası:وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ Şuarâ Suresi 64. Ayetinin Meali (Anlamı):Firavun ve ordusunu da oraya yaklaştırdı ...