| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ م۪يقَاتُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ | |
| Türkçe Okunuşu * | İnne yevme-lfasli mîkâtuhum ecme’în(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | O hüküm ve ayrışma günü, bütün insanların bir araya geleceği belirlenmiş bir gündür. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Şüphesiz (hakkı bâtıldan ayıran) hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı gündür. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Doğrusu hüküm günü hepsinin bir arada bulunacağı gündür. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Şüphesiz, hüküm günü, hepsinin bir arada buluşacağı zamandır. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Şüphesiz ki hakkı batıldan ayırd etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı gündür. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Haberiniz olsun ki o fasıl günü hepinizin mikatıdır |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Şübhe yok ki o ayırd etme günü onların, topunun (va'd ve ta'yîn edilmiş) yakıtlarıdır. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Şübhesiz ki (hak ile bâtılın birbirinden ayrılarak hüküm verileceği) o ayırış günü, onların hep birlikte buluşma vaktidir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | (Kıyamette haklı ile haksızın ayırd edileceği) o fâsıl günü, (kendilerine azab vaad edilen) bütün insanların azab vaktidir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Şüphe yok ki, o ayırış günü onların cümleten mev'id olan vakitleridir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Hüküm günü, hepsi için belirlenmiş bir vakittir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | Verily the Day of sorting out is the time appointed for all of them,- |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Duhân Sûresi 40. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede buyrulur: AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MUCİZESİ Kamer Suresi 1-2. Ayetler Arapça: اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ وَاِنْ يَ ...
Tîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 8 âyettir. İsmini birinci âyetteki “incir” mânasına gelen اَلتّ۪ينُ (tîn) kelimesinden alır. Mushaf tertîbine gör ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSANA ANCAK ÇALIŞTIĞI VARDIR Necm Suresi 39-41. Ayetler Arapça: وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ ...
Tîn sûresi, Mekke döneminde Burûc sûresinden sonra nâzil olmuştur. Adını ilk âyette geçen “tîn” (incir) kelimesinden alır. Sekiz âyettir. TÎN SÛRESİ’ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...