| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Velehu mâ fî-ssemâvâti vel-ardi velehu-ddînu vâsibâ(en)(c) efeġayra(A)llâhi tettekûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Mutlak mânada itaat ve kulluk da her zaman ve yalnızca O’na aittir. Buna rağmen siz hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnız O'nundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz? |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz? |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İtaat de daima O’na olmalıdır. Öyle iken siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz? |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Göklerde ve yerde olan her şey yalnız O'nundur. Din de daima O'nundur. Böyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkarsınız? |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Hem Göklerde yerde ne varsa onun, din de daima onundur, öyle iken siz Allahın gayrisinden mi korkuyorsunuz? |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Onundur. Tâat de dâima Onadır. Böyle iken haalâ Allahdan başkasından mı korkuyorsunuz? |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Çünki göklerde ve yerde ne varsa O'nundur; dîn (itâat) de dâimâ O'nun içindir. Buna rağmen Allah'dan başkasından mı sakınıyorsunuz? |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Göklerde ve yerde her ne varsa, hepsi O'nundur. Din de daima Onundur, (itaat devamlı olarak ona mahsustur). Böyle iken, siz Allah'ın gayrinden mi korkuyorsunuz? |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Ve göklerde ve yerde ne varsa O'nun içindir ve din de daima O'nun içindir. (Bu böyle iken siz) Allah'ın gayrısından mı korkarsınız? |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | Göklerde ve yerde ne varsa Ona aittir; din de her zaman Onundur. Yoksa Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz? |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | To Him belongs whatever is in the heavens and on earth, and to Him is duty due always: then will ye fear other than Allah. |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Nahl Sûresi 52. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: İNSAN HER İSTEDİĞİNE KAVUŞABİLİR Mİ? KUR’ÂN NE DİYOR? Necm Suresi 24-25. Ayetler Arapça: اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: ONLAR BİR YARATICI OLMADAN MI YARATILDILAR? Tûr Suresi 35-36. Ayetler Arapça: اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET NİMETLERİ Tûr Suresi 17-18. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَ ...
Mahlûkatın yaratılış gayesini Cenâb-ı Hak şöyle bildiriyor: ZÂRİYÂT SURESİ 56. AYET: MAHLÛKATIN YARATILIŞ GAYESİ Zariyat Suresi 56. Ayet Arapça: و ...
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...