| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Arapça | خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ تَعَالٰى عَمَّا يُشْرِكُونَ | |
| Türkçe Okunuşu * | Ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakk(i)(c) te’âlâ ‘ammâ yuşrikûn(e) | |
| 1. | Ömer Çelik Meali | Allah, gökleri ve yeri gerçek bir sebep ve hikmetle yaratmıştır. O, müşriklerin koştukları ortaklardan çok temiz ve çok yücedir. |
| 2. | Diyanet Vakfı Meali | (Allah) gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, koştukları ortaklardan münezzehtir. |
| 3. | Diyanet İşleri (Eski) Meali | Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir. |
| 4. | Diyanet İşleri (Yeni) Meali | Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir. |
| 5. | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir. |
| 6. | Elmalılı Meali (Orjinal) Meali | Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı, o, onların şirkinden yüksek, çok yüksek |
| 7. | Hasan Basri Çantay Meali | O, gökleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı. O, (kâfirlerin) eş tutmakda oldukları şeylerden (münezzeh ve) yücedir. |
| 8. | Hayrat Neşriyat Meali | Gökleri ve yeri hak ile (karârınca O) yarattı. (Ve O, müşriklerin) ortak koşmakta oldukları şeylerden pek yücedir. |
| 9. | Ali Fikri Yavuz Meali | Allah gökleri ve Arz'ı gerçek bir kanun ile yarattı. O, kâfirlerin koştukları ortaklardan beridir ve çok yücedir. |
| 10. | Ömer Nasuhi Bilmen Meali | Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. O kendisine şerik koştukları şeylerden çok âlidir. |
| 11. | Ümit Şimşek Meali | O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir. |
| 12. | Yusuf Ali (English) Meali | He has created the heavens and the earth for just ends: Far is He above having the partners they ascribe to Him! |
|
Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Nahl Sûresi 3. ayetinin tefsiri için tıklayınız |
||
| * | Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir. |
Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: ZÂRİYÂT SURESİ 50. AYETİN MESAJI Zariyat Suresi 50. Ayet Arapça: فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَ ...
Ayet-i kerimelerde şöyle buyrulur: MÜTTAKÎLERİN MÜKÂFATI: CENNET PINARLARI Zariyat Suresi 15-16. Ayetler Arapça: اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ ...
Hayat, ölüm ve dönüş hakikati, âyet-i kerîmede şöyle bildirilir: YARATAN VE ÖLDÜREN ALLAH! Kâf Suresi 43. Ayet Arapça: اِنَّا نَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪ ...
Abdullah bin Amr, Abdullah bin Mesʻûd’dan bahsetti ve: KUR’ÂN ÖĞRENİMİNDE DOĞRU HOCAYI SEÇMEK “‒Ben onu daima seveceğim. Zira Nebî (s.a.v) Efendimiz ...
Allah’ın bize olan yakınlığı şöyle bildiriliyor: ALLAH ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKIN Kâf Suresi 16. Ayet Arapça: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَع ...
Kureyş, Rasûl-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz’in, getirdiği bilgileri, Arap olmayan bazı insanlardan öğrendiğini iddia ettiler. NAHL SURESİ 103. AYETİN NÜZ ...